TEL 0344-3114003           
  Ana Sayfayý Göster..   Haberler Sayfasýný Göster..   E-mail Gönder..  
Ana Sayfa | Haberler | Duyurular | Rehber
 
    • Tarihi Geliþim
    • Coðrafi Yapý
    • Ekonomi
    • Eðitim
    • Nüfus
    • Saðlýk
    • Ulaþým
    • Pazarcýklý Ünlüler
    • Resimler
 
    • Kaymakamlýk
    • Ýdari Durum
    • Resmi Kurumlar
    • Mahalli Ýdareler
    • Köyler
 
    • Sosyal Yapý
    • Halk Çalgýlarý ve Oyunlar
    • Düðünler
    • Türküler - Maniler
    • Deyimler - Atasözleri
    • Yemekler
Site içi arama

Kullanýcý adý :
Parola :

 
 

KÖYLER 

Akçakoyunlu

Göçer

Payamlýbað

Akçalar

Göylük

Sadakalar

Akdemir

Hanobasý

Sakarkaya

Alibeyuþaðý

Harmancýk

Salmanýpak

Armutlu

Hasankoca

Salmanlý

Arslanbey

Hürriyet

Sarýerik

Aþaðýmülk

Ýðdeli

Sertdüþer

Bayramgazi

Ýncirli

Seyrantepe

Beþçeþme

Kadýncýk

Sinekli

Bölükçam

Karaaðaç

Söðütlü

Cennetpýnarý

Karabýyýklý

Sultanlar

Çamlýca

Karaçay

Þahintepe

Çýnarlý

Karagöl

Þallýuþaðý

Çiçek

Karahöyük

Taþdemir

Çiçekalaný

Kelibiþler

Tetirlik

Çöçelli

Kelleþ

Tilkiler

Çiðdemtepe

Kýzkapanlý

Turunçlu

Damlataþ

Kizirli

Ufacýklý

Dedepaþa

Kuzkent

Ulubahçe

Demirciler

Maksutuþaðý

Yarbaþý

Denizli

Memiþkahya

Yiðitler

D.Karahasan

Mezere

Yolboyu

Eðlen

N.Çerkezler

Y.Höcüklü

Eðrice

N.Doðanlý

Yukarý Mülk

Emiroðlu

Osmandede

 

G.Ketiler

Ördekdede

 

Köy Muhtarlarýnýn telefon bilgileri için týklayýnýz.

AKÇAKOYUNLU

Köy; Küpeli daðý eteðinde kurulmuþ olup, kuruluþ yeri engebeli  bir  özelliðe sahiptir. Köyün doðusunda Ýðdeli, batýsýnda Gaziantep - Kahramanmaraþ karayolu,  güneyinde Beþçeþme, kuzeyinde ise Kadýncýk Köyü bulunur.

Köy halkýnýn Erzurum-Horasan civarýndan geldiði söylenir. Akkoyunlu Devleti'nin yýkýlmasýndan sonra, köy halký köyün þu anki bulunduðu yere gelip yerleþmiþtir. Akkoyunlu Devleti'nden dolayý zamanla köyün ismi Akçakoyunlu olarak söylenmiþ ve bu þekilde kalmýþtýr. Köye ilk olarak  Karadara ve Orak aileleri hayvanlarýný otlatmak için gelmiþ ve daha sonra daimi olarak yerleþmiþlerdir. Köy, tarihi boyunca Türk egemenliðinde kalmýþtýr.

Köy halkýnýn geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Bunda köyün hemen giriþinden (kuzey kýsmýndan) baþlayan verimli ve sulak Pazarcýk Ovasý'nýn etkisi büyüktür. Bu ovada  sulanabilir arazi oldukça geniþtir.

Köyde yetiþtirilen ürünlerin baþýnda pamuk ve buðday gelir. Bundan baþka nohut, arpa ve mercimeðin yanýnda meyve ve sebzecilik de yapýlýr. Köyde büyükbaþ hayvancýlýk yaygýndýr. Ayrýca 3-4 aile de küçükbaþ hayvancýlýkla uðraþmaktadýr.

Akçakoyunlu Köyü dýþarýya göç veren bir köydür. 10 yýl öncesine kadar köyde 150'den fazla hane varken,  þu an bu rakam 52'ye düþmüþtür.

Köyde okuma oraný düþüktür. Köy halký genellikle çocuklarýný ilköðretimden sonra okutmamaktadýr. 

AKÇALAR 

            Doðusunda Kizirli, kuzeydoðusunda Haydarlý, batýsýnda Þallýuþaðý, güneyinde Ganidaðý Ketiler ve Tilkiler köyleri bulunan köyün; ilçeye olan uzaklýðý 18 km'dir. Köy  halkýnýn Malatya tarafýndan gelerek, bu bölgede uzun bir süre göçebe hayatý yaþadýðý biliniyor. Köy halkýnýn geçim kaynaklarý tarým ve hayvancýlýktýr. Halk yerleþik hayata geçtikten sonra tarým ön plana çýkmýþtýr. Özellikle baðcýlýkla uðraþan köy halkýnýn, sosyal yaþantýsýnda, modern tarým tekniklerinin kullanýlmasýyla çiftçilik en önemli geçim kaynaklarý arasýna girmiþtir. Yörede baðcýlýk deyince özellikle kurutmalýk üzüm akla gelir. Bölgede  Antep fýstýðý yetiþtiriciliði de önemli bir geçim kaynaðýdýr.

            Köyde; Antep fýstýðý, üzüm, buðday, arpa, nohut, mercimek vb. gibi tarým ürünleri yetiþtirilir. 

AKDEMÝR 

Köyün doðusunda Çöçelli, batýsýnda Gaziantep yolu, güneydoðusunda  Karahüyük, kuzeybatýsýnda Cennetpýnarý, kuzeyinde Emiroðlu ve kuzeydoðusunda da Ördekdede köyleri bulunmaktadýr.

Köy halký, yaklaþýk yüzyýl önce Elazýð'dan Pazarcýk'ýn Kartalkaya Barajý mevkiinde "Kantarma" adý verilen yere yerleþmiþtir. Daha sonra Elbistan'ýn ve Pazarcýk' ýn deðiþik köylerine göç etmiþlerdir.  1926 yýlýnda ise eski adý Pulyanlý olan köye yerleþmiþlerdir. Bu köyün adý, daha sonra  Akdemir olarak deðiþtirilmiþtir. Akdemir Köyü'nün Hamzikanlý adýnda bir de obasý vardýr.

Köy halký, geçiminin büyük bir bölümünü tarýmdan saðlamaktadýr. Baþlýca tarým ürünleri; pamuk, þeker pancarý, mýsýr ve buðdaydýr. Bunun yaný sýra az da olsa küçük ve büyükbaþ hayvancýlýk yapýlmaktadýr. Fakat son 10 yýldýr geçim sýkýntýsý nedeniyle yurt dýþýna büyük bir göç yaþanmaktadýr.

Köyü farklý kýlan en önemli özellik, Alevi kültüründe saygýn bir yere sahip olan "Elif Ana" isimli Elif Sugan'ýn  yaþadýðý  yer olmasýdýr. Ýnsanlarýn dileklerini gerçekleþtirdiðine inanýlan Elif Ana, yardýmseverliði  ve hoþgörüsü ile tanýnmaktadýr. 1992 yýlýnda vefat eden  Elif Ana'nýn, türbesi köyün sýnýrý içindedir. Türkiye'nin dört bir tarafýndan gelen Alevi  kültürüne sahip insanlar, türbeyi ziyaretleri sýrasýnda adak adayýp, dilek tutarlar. Bundan dolayý köy, özellikle yaz aylarýnda büyük bir ziyaretçi akýnýna uðrar. 

ALÝBEYUÞAÐI

Köy, engebeli bir arazi üzerine kuruludur. Köyün doðusunda Maksutuþaðý, batýsýnda Sivricehöyük,  kuzeyinde Fituþaðý, güneyinde ise Abbaslar köyleri bulunmaktadýr. Köyün arazileri tarýma elveriþlidir. Köyde sulu tarým yapýlmaktadýr. Köyün en önemli geçim kaynaðý hayvancýlýk iken, 1960-1965 yýllarýndan sonra hayvancýlýk azalarak çiftçiliðe baþlanmýþtýr. Ýlk tarla alýmlarýnýn tarihi ise 1890'lara kadar uzanmaktadýr. Þu an köyün, yaklaþýk 4000 dönüm arazisi bulunmaktadýr.

Alibeyuþaðý Köyü, Kahramanmaraþ'a 20, Pazarcýk'a ise 50 km uzaklýktadýr.

Köy; Pazarcýk'a baðlý olmasýna raðmen, resmi iþleri dýþýnda, ihtiyaçlarýný daha çok Kahramanmaraþ'tan karþýlar.

Köyün ilk sakinlerinin Orta Asya' dan geldiði söylenmektedir. Malatya Doðanþehir'e baðlý Dede Efendi (Dede Yazý) Köyü'ne gelen üç kardeþten iki kardeþ Pazarcýk dolaylarýna yerleþmiþ, köye ismini veren Ali Bey, Salmanipek civarýna gelmiþ, kardeþlerden Cuma ise Adana'nýn Yenice Köyü'ne göç etmiþtir. Ali Bey ve akrabalarý Ýncirlipýnarý civarýnda 5-10 yýl kadar kalmýþ, geçim þartlarýnýn zorluðu ve hayvancýlýk nedeniyle Maksutuþaðý civarýnda birkaç yýl konaklamýþlardýr. Daha sonra Alibeyuþaðý Köyü'ne gelip yerleþmiþlerdir.

Önceleri göçebe bir hayat yaþayan köy halký, 1940'tan itibaren kalýcý toprak evler yaparak yerleþik hayata geçmiþtir. Köy, 1952'de muhtarlýk olmuþtur. Yurt dýþýna göçler 1968 yýlýnda baþlamýþ, 1978'ten sonra artmýþtýr. Yurt dýþýndaki nüfus 500 civarýndadýr. Ayrýca Mersin ve Gaziantep illerine de göç edip yerleþenler olmuþtur.

Köyde okuma oraný yüksektir. Köy, 112 hane olup; nüfusu 550 dolayýndadýr. Son yýllarda köye dönüþ artmýþtýr. Yurt dýþýndan, Mersin'den köyüne tekrar dönenler olmuþtur. Köyde dayanýþma güçlüdür, aile baðlarý çok kuvvetlidir. Köy halkýnýn çalýþkanlýðý, yardýmseverliði çevre köyler tarafýndan takdir edilmektedir.

Köyde evler betonarme olup, altyapý sorunu yoktur. Köyde saðlýk evi mevcuttur.  

MAMO DEDE (SEYÝT MEFTUNÝ) TÜRBESÝ

Malatya'nýn Arguvan Ýlçesi'nin Minehöyük Köyü'nden dedeler gelir, halký aydýnlatmak için öðütlerde bulunurlardý. Önceleri Mamo dedenin babasý ve amcasý gelirdi. Daha sonra ise kendisi gelmeye baþlamýþtýr. Mamo dede, halk tarafýndan sevilip sayýlýrdý. Rivayete göre Mamo dede, çýplak elle ateþin üzerindeki kavurmayý karýþtýrýrdý. Çok güzel saz çalýp, türkü söylerdi. Halk toplantýlarýnda küs olanlarý barýþtýrýr, mecliste bulunanlara öðütler verirdi. Barýþmayanlarýn evine gitmez, yemeklerini yemezdi.

1982 yýlýnýn mayýs ayýnýn ilk günlerinde birkaç gün köyde misafir olarak kalmýþtýr. Mamo dedenin dost meclisindeki þu sözleri hala kulaklardadýr: 

"Ben sizleri çok seviyorum. Bu yörede ebedi olarak kalmak istiyorum. Hatta mezar yerimi belirledim. 5-6 gün sonra size misafir olacaðým."

Gerçekten 5 gün sonra Adana'dan, uzun bir araba konvoyuyla Mamo dedenin cenazesi gelmiþtir. Þu andaki türbesine defnedilmiþtir. Hatta mezar yerini söylerken köydeki yaþlýlar demiþler ki: "Sen mezar yerini tespit ediyorsun ama burasý sana layýk deðildir." Kendisi karþýlýlýk olarak: "Mezarýmýn üzerinde otlar biter, koyunlar kuzular yayýlýr, bunlar da kesildikten sonra bir fakirin kursaðýna düþer." Türbe ziyaretine gelen yüzlerce insan kurban keserek, türbenin etrafýnda yemekler vermektedir. Ayrýca askere, yurtdýþýna v.s giden insanlar türbede dua etmeden gitmemektedir. 

ARMUTLU

Ýlçenin kuzeybatýsýnda yer alan köyün, ilçeye olan uzaklýðý 13 km'dir. Daðlýk bir arazi üzerine kurulu olan köy, 229 nüfuslu ve 60 hanedir.

Köy, rivayete göre 150-200 yýl önce Þýhlaþan Aþireti tarafýndan kurulmuþtur.

Yerleþim alanýnýn daðlýk olmasý nedeniyle köyde hayvancýlýk ön plandadýr. Bunun yanýnda çifçilik de yapýlmakta; arpa, buðday, mercimek vb. ürünler yetiþtirilmektedir.

Köyün güneyinde bulunan Kartalkaya Barajý, köye sahil bir köy görünümü saðlar. Köyün ormanlýk alanlarla kaplý olmasý, köye güzel bir görünüm kazandýrmaktadýr.

ARSLANBEY

Arslanbey Köyü; Narlý Ovasý'nda, düz bir arazi üzerinde kuruludur. Güneyinden Aksu Çayý geçen köyün, kuzey ve doðusu tepelerle çevrilidir.

Arslanbey Köyü'nün güneyinde Emiroðlu, kuzeyinde Maksutuþaðý ve Halkalýçayýr, batýsýnda Demirciler, güneydoðusunda ise Sarýerik Köyü bulunmaktadýr.

Köy, adýný Kurtuluþ Savaþý sýrasýnda iþgalcilere karþý baþarýlar kazanan Arslan Bey'den alýr. 1. Dünya Savaþý'ndan önce bu köyde Ermenilerin oturduðu söylenir. Daha sonra köyde Arslan Bey'e ait bir çiftlik kurulmuþtur.

1960'lý yýllarda Suriye'den Kilis'e, oradan da bu bölgeye  gelen Arap kökenli vatandaþlarýmýz Aslan Bey köyüne yerleþmiþlerdir.

Köyün tamamý çiftçilik yapmaktadýr. Pamuk, buðday, þeker pancarý, mýsýr vs. yetiþtirilmektedir. Ayrýca büyük  ve küçükbaþ hayvancýlýk, köy ekonomisine önemli katkýlar saðlamaktadýr.

AÞAÐIMÜLK

Köyün tarihiyle ilgili çok fazla bilgi yoktur. Eski bir yerleþim yeri olan ve "Harabe" olarak isimlendirilen köy, sonralarý taþýnmayan mallarý ifade eden "Mülk" ismiyle tanýnmýþtýr. Sonradan "Yukarý Mülk Köyü"ne istinaden, sözü edilen yerleþim yerine "Aþaðý Mülk" ismi verilmiþtir. Köy halen bu isimle anýlmakta ve resmi kayýtlarda bu þekilde geçmektedir.

Köyün geçim kaynaðý daha çok tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Tarým arazilerinde çoðunlukla fýstýk, badem, üzüm, buðday, arpa, mercimek ve pamuk yetiþtirilir. Köy halkýnýn bir kýsmý Gaziantep baþta olmak üzere deðiþik yerlere göç etmiþlerdir. Halkýn büyük bir kýsmý ise kendi iþinde veya baþkalarýna ait tarlalarda ( mevsimlik olarak ) çalýþmaktadýr. Bunun yanýnda Botaþ'ýn bölgedeki tesislerinde çalýþanlar da vardýr.

Köy, coðrafi konum olarak Akdeniz ile Güneydoðu Anadolu Bölgelerinin kesiþme noktasýnda bulunduðundan, her iki iklimin özelliklerini de yansýtýr.

Köyün aðaçlýk alaný çok az olup, verimsiz ve çorak araziler geniþ yer tutar. Ýnce ve verimsiz toprak tabakasýnýn altýný - ortalama 10 cm derinlikten sonra- kayalar kaplamaktadýr.   

BAYRAMGAZÝ (ÇAKMAK)

Çakmak, Bayramgazi Köyü'nün 2 km uzaklýktaki bir obasýdýr. Köyün okulu, bu obadadýr. Ýlçenin güney-batýsýnda bulunan köy, ilçeye 50 km uzaklýktadýr. Köy dað eteðinde, engebeli ve taþlýk bir alan üzerine kuruludur.

1930'lu yýllara kadar göçebe bir hayat yaþayan köylüler, zamanla yerleþik hayata geçmiþlerdir.

Yöre halkýnýn saygý ve sevgisini kazanmýþ olan Elif Ana'nýn, yöreye yaptýðý ziyaretlerinden de bahsedilmektedir.

Köyün arazileri tarýma elveriþlidir. Sulu tarým yapýlan köyde; pamuk, buðday, arpa, pancar, mýsýr vs. yetiþtirilir. Hayvancýlýðýn da yapýldýðý köyde, geniþ otlaklar bulunmaktadýr.

Köy halký misafirperver ve yardýmseverdir. Köyde þebeke suyu yoktur. Ýçme suyu, açýlan kuyudan saðlanmaktadýr. Kuyularýn sularý saðlýklý deðildir.

BEÞÇEÞME 

Beþçeþme Köyü, daðlarýn arasýnda küçük bir vadide bulunmaktadýr. Köyün Kahramanmaraþ'a uzaklýðý 46 km, Pazarcýk Ýlçesi'ne uzaklýðý 37 km, Gaziantep'e uzaklýðý 38 km'dir. Köyün denizden yüksekliði 920 m'dir. Güneybatýsýnda Karabýyýklý, kuzeydoðusunda Sultanlar, kuzeybatýsýnda Akçakoyunlu ve Ýðdeli köyleri, doðusunda ise Gaziantep'e baðlý Karakezek  Köyü bulunmaktadýr.

Beþçeþme Köyü'nün 150- 200 yýl önce kurulmuþ olduðu söylenmektedir. Köy halký buraya baþka bir yerlerden göç etmiþtir. Baþlangýçta köye 5 aile gelmiþ, zamanla bu sayý çoðalarak 180 haneye ulaþmýþtýr.

Önceden " Baþsu "  olan köyün adý , zamanla deðiþerek "Baþçeþme" olmuþ; günümüzde ise " Beþçeþme " olarak kayýtlara geçmiþtir.

Köyde, tarýma elveriþli arazi az da olsa tarým yapýlmaktadýr. Baþlýca tarým ürünleri: sarýmsak, soðan, buðday, arpa ve üzümdür. Hayvancýlýðýn da geçim kaynaðý olduðu köyde; koyun, keçi ve sýðýr yetiþtirilmektedir.

Beþçeþme Köyü'nden yýlýn belli dönemlerinde Gaziantep ve Kahramanmaraþ'a çalýþma amaçlý göçler olmaktadýr. Köy, ekonomik açýdan Gaziantep ile sýký bir iliþki içindedir. Gaziantep'e bakraçlarla yoðurt ve süt gönderilmekte, bunlarla ihtiyaçlar karþýlamaktadýr.

Beþçeþme Köyü'nü farklý ve ilginç kýlan en önemli özelik, sarýmsaðýn çok yetiþtirilmesidir. Sarýmsak adeta Beþçeþme Köyü ile bütünleþmiþtir. Nitekim Beþçeþme halký da " En büyük amacýmýz Beþçeþme sarýmsaðýný tüm dünyaya duyurmaktýr." demektedir.

Köy okulu, 1972-1973 öðretim yýlýnda, dönemin muhtarý Hanifi Karakýz'ýn evinde, tek derslikle eðitim-öðretime baþlamýþtýr.

1975 yýlýnda devlet tarafýndan iki derslikli bir okul binasý ve bir öðretmen lojmaný yaptýrýlmýþtýr.

Daha sonra 1994 yýlýnda iki derslikli bir bina ve bir lojman daha yaptýrýlmýþtýr. Þu an iki bina ( her binada iki derslik olmak üzere), dört derslik ve iki öðretmen lojmaný vardýr.

Okul, 1996-1997 öðretim yýlý da dahil olmak üzere toplam 421 öðrenciyi 5. sýnýftan mezun etmiþtir. 1997-1998 öðretim yýlýndan itibaren Ýlköðretim Okulu ilk mezunlarýný 2000-2001 öðretim yýlý sonunda 11 kiþi olarak vermiþtir.

Ýkili öðretim yapýlan okulda, 2000-2001 öðretim yýlý sonu itibariyle mezun olan öðrenci sayýsý 432' dir. 

BÖLÜKÇAM  

Bölükçam Köyü Malatya yolu üzerindedir. Köyün doðusunda Yolboyu Köyü, batýsýnda Kirni, kuzeyinde Yarbaþý, güneyinde  ise Salmanýpek Köyü bulunmaktadýr. Köyde içme suyu yetersizdir.

   Köyün kuruluþu tam olarak bilinmemekle beraber II. Dünya Savaþý esnasýnda kurulmuþ olduðu tahmin edilmektedir.

   Köyün geçim kaynaðý ekseriyetle kuru tarým ve hayvancýlýktýr. Ekonomik durumun elveriþsiz olmasý nedeniyle Avrupa ülkelerine göç hýzla artmaktadýr.

CENNETPINARI   

Doðusunda Bozlar ve Emiroðlu köyleri, güneyinde Akdemir Köyü ve Elif Ana Türbesi, batýsýnda Bayramgazi ve Çakmak köyleri, kuzeyinde Kelibiþler Köyü bulunmaktadýr. Köyün ilçeye uzaklýðý 37 km'dir.

Köy, Büyük ve Küçük Cennetpýnarý olmak üzere iki yerleþim biriminden oluþmaktadýr.

Yaklaþýk bir asýr önce Pazarcýk'ýn kuzeydoðusunda bulunan Payamlýbað Köyü'nden gelip göçebe hayatý yaþayan bu insanlar, 1960'larda yerleþik hayata geçmiþ, 1963'te ise köy, muhtarlýk olmuþtur.

Yörenin en önemli geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Baþlýca tarým ürünleri: pamuk, buðday, þeker pancarý, mýsýr, arpa ve nohuttur.

Daha önce hayvancýlýk ön plandayken Kartalkaya Barajý'nýn yapýlmasýyla tarým ön plana çýkmýþtýr.

1985 yýlýndan itibaren ekonomik sebeplerle Avrupa ülkeleri baþta olmak üzere , Mersin,Hatay ve Gaziantep'e göçler yaþanmaktadýr.

El dokumacýlýðý (kilim,halý, çuval) yöreye ait farklý özelliklerdir. Fakat son 15-20 yýldýr bu faaliyetlerin çoðu yapýlmamaktadýr.           

ÇAMLICA            

Büyüknacar Kasabasý'nýn Yavuz Sultan Selim Mahallesi'nin (Karataþlýk Obasý) batýsýnda yer alan köy, üç obadan oluþur. Kocolar, Nasýrlý ve Velolar obalarýndan oluþur. Köy halký daralan geçim sýkýntýsý nedeniyle büyük oranda, özellikle yurt dýþýna göç vermiþtir. Tarým ve hayvancýlýk geçim kaynaklarýnýn baþýnda gelir.                      

ÇÝÇEK  

   Narlý - Türkoðlu yolu üzerinde olan köyün, ilçeye olan uzaklýðý 20 km'dir.

   Köy halký 1815 yýlýnda, kardeþler arasý anlaþmazlýklar yüzünden Malatya - Hekimhan Ýlçesi'nden -Hasan Çelebi Aþiretinden- gelerek buraya yerleþmiþlerdir. Önceleri hayvancýlýkla uðraþan köylüler, yazýn yaylalara gidip, kýþýn buraya dönerlerdi. Zamanla hayvancýlýk azalmaya baþlamýþ, günümüzde ise halkýn baþlýca geçim kaynaðý  tarým olmuþtur. Pamuk, þekerpancarý, biber ve diðer sulu tarým ürünleri yetiþtirilir. 

ÇÝÇEKALANI  

Köy; doðusunda Tetirlik, batýsýnda Armutlu, güneyinde Kartalkaya Barajý, kuzeyinde ormanlýk alan ile çevrili daðlýk bölgeye kurulmuþ bir yerleþim birimidir. Ýlçeye 13 km uzaklýkta ve 250 nüfuslu bir köydür. Yolu asfalt olup, elektrik ve telefon þebekesi bulunmaktadýr.

Köylülerin geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Ekonomik þartlardan dolayý köy halkýnýn Avrupa ülkelerine göç ettikleri gözlemlenmektedir.

Doyumsuz bir manzarasý  olan köy, Kartalkaya Barajý kenarýndadýr.  

ÇÝÐDEMTEPE  

Çiðdemtepe; Kahramanaraþ merkeze baðlý Karamanlý, Çakýrdere ve Süleymanlý köyleri aðýrlýkta olmak üzere 7 yerleþim yerinin Menzelet Barajý sularý altýnda kalmasýyla devlet tarafýndan yaptýrýlmýþ 108 haneli bir köydür. 1994 yýlýnda Kirni Köyü'ne baðlý olarak yerleþime açýlmýþtýr. 2000 yýlýnda müstakil köy olarak ayrýlmýþtýr.

Köyün okulu Kifayet-Halit Pakdil çifti tarafýndan yaptýrýlmýþ, 1995-1996 yýlýnda eðitim-öðretim vermeye baþlamýþtýr.  

ÇINARLI  

Kahramanmaraþ-Gaziantep yolu üzerindedir. Doðusunda Seyrantepe, güneyinde Denizli, batýsýnda Güzelyurt, kuzeyinde Çiðli köyleri bulunmaktadýr. Köye baðlý Oruçlar Obasý bulunmaktadýr. Köyün doðusunda korusu (maki) bulunmaktadýr.

Köy arazilerinde genelde sulu tarým yapýlmaktadýr.. Daha önceleri susuz tarým yapýlmakta iken 1973 yýlýnda Kartalkaya Barajý'ndan gelen sulama amaçlý sað sahil kanalý yapýlmýþtýr. Ayrýca 1975 yýlýnda sulama için kullanýlan köyün suyu için 16'lýk kanal yapýlmýþtýr. Köylüler kendi imkanlarýyla sulama için kuyu vurmuþlardýr.

Köyün mezarlýk mevkiinde Mehmet Zülfo ve Himmet Baba (Ermiþ) diye bilinen ziyaret yerleri bulunmaktadýr. Çevre köylerden buraya ziyarete gelinmektedir. 1986 yýlýnda Himmet Baba Türbesi yeniden inþa edilmiþtir.

Köyün güneyinde acý su diye bilinen þifalý su bulunmaktadýr. Buraya zaman zaman insanlar þifa aramaya gelmektedir.  

Himmetbaba Türbesi 

Eskiden mezarlýðýn yerinde vakýf kuruluymuþ. Himmet Baba burada yaþýyormuþ. 1288 tarihli tapularda ve bugünkü tapularda, bu bölgenin adý Himmet Baba mevkii olarak geçmektedir.

Rivayete göre; birgün askerler geçerken buraya uðrar. Himmet Baba kazanlarda pilav ve çorba piþirirken komutan:

"Baba askerler aç." der, yemek ister.

Himmet Baba kendisine :

"Ýþte yemek piþiyor,  hepinize yeter."

Komutan:

"Bu yemek askerlerime yetmez." der.

Himmet Baba :

"Yeter oðlum, yeter!" der.

Yemeði daðýtmaya baþlarlar, ne pilav, ne de çorba biter. Askerler karýnlarýný doyururlar.

            O günden bu yana ziyaret yeri olarak bilinmektedir.

            Köyün tarihi tam olarak bilinmemektedir. Önceleri göçebe bir hayat süren  köy halký, yýlýn belli mevsimlerinde yaylacýlýk geleneðine uygun olarak Ahýr Daðý ve Engizek yaylalarýna giderken, günümüzde bu gelenek ortadan kalkmýþtýr. 1900'lü yýllardan sonra köy, deðiþik yörelerden göç almýþtýr.

            Eskiden "Hoo" denilen yapýlarda oturan köy halký, günümüzde ise modern evlerde oturmaktadýrlar.

            Köyün adý eskiden beri Terolar olarak söylenmektedir. Bu ad çevrede halen bu þekilde bilinmektedir. Köyün bu adý hurç (ter) kelimesinden gelir. Hurçlarla yaylaya gidip gelirken " Hurçlular (terolar) geliyor, hurçlular (terolar) gidiyor!"diye söylenirmiþ. O zamandan sonra Terolar olarak söylenmeye baþlanmýþ. 

            1952 yýlýna kadar  Emiruþaðý Muhtarlýðý'na baðlý olan köy, bu tarihten itibaren muhtarlýk olmuþtur.

            1960 yýlýnda köyün adý "Çýnarlý" olarak deðiþtirilmiþtir. Bu isim, Tomsuklu mevkiindeki asýrlýk çýnar aðaçlarýndan dolayý verilmiþtir.

            Köyün ulaþým problemi yoktur. Köy; Kahramanmaraþ'a 18, Pazarcýk ilçe merkezine 28 km uzaklýktadýr. Ýletiþim, alt yapý ve içme suyu sorunu bulunmayan köyde, 1997 yýlýndan bu yana þebeke suyu kullanýlmaktadýr.

            Köyde giyilen kýyafetler genelde  ülke benzeridir. Yaþlý kadýnlar, þalvar üzerine etek, baþa poþu baðlarken; erkekler de yöreye özgü þalvar giyerler. Bunun yanýnda genç nesil modern þekil de giyinir.

            Köy ekonomisi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Daha çok buðday, arpa, kýrmýzý biber ve pamuk yetiþtirilir.Tarým genelde modern araçlarla yapýlmaktadýr. Köyde küçük ve büyükbaþ hayvancýlýk yapýlmaktadýr.

            Köyde yurt dýþýna göç çok fazladýr. Bu da  ailelere ekonomik katký saðlamaktadýr.

            Köyün nüfusu 390'dýr. Okuma yazma oraný % 90 civarýndadýr.1963 yýlýnda devlet -köy iþ birliði ile tek derslikli olarak 5 dönüm arazi üzerine yapýlan okula 1978 yýlýnda bir derslik daha eklenmiþtir. Sekiz yýllýk temel eðitime geçilmesiyle birlikte 1997-98 öðretim yýlýnda taþýmalý eðitime geçilmiþtir.

ÇÖÇELLÝ 

            Pazarcýk'a 30, Kahramanmaraþ'a 50 km uzaklýkta bulunan Çöçelli Köyü'nün; doðusunda Karabýyýklý ve Alýcý köyleri, güneyinde Sarkiye, Cerit köyleri, batýsýnda Evri Kasabasý ve Ördekdede Köyü, güneybatýsýnda Osmandede Köyü, kuzeyinde Hanobasý Köyü, kuzeydoðusunda  Çiçek Köyü bulunmaktadýr.

Köyün önceki ismi "Çöçem"dir. Köy, ismini bir aileden almýþtýr. Göçer halde yaþayan bu ailede çöçüm (iki ayaðý tutmayan) bir kadýn varmýþ. Bundan esinlenerek köye bu ad verilmiþtir.

Köyün dört tane obasý vardýr: Tilkikayasý, Küsne Obasý, Boyun Obasý ve Baðlama'dýr. Ýlk yerleþim Tilkikayasý'nda olmuþtur. Bu köye çeþitli yerlerden, çeþitli kabilelere baðlý aileler gelmiþtir. Buraya ilk gelenler Çöçellilerdir. Bunlar göçebe bir hayat yaþayan Atmalý Aþiretine baðlýdýr. Sýnacýlar Elbistan'dan, Sýcakyüz ve Batýtlar Sivas tarafýndan, Sýmsýklar ise Niðde'den gelmiþlerdir.

Köyün ne zaman kurulduðu kesin olarak bilinmemektedir.Yaklaþýk olarak 150 senelik bir geçmiþi olduðu söylenmektedir.

Köy genellikle daðlýk ve engebelidir. Köyün her obasý küçük tepelerde kurulmuþtur. Köyün 150-200 metre kuzeyinde Kahramanmaraþ- Gaziantep, Adana- Gaziantep karayolu vardýr. Hayvancýlýkla uðraþan köy halkýnda, eskiden yaylacýlýk önemli bir kültürken günümüzde bu gelenek ortadan kalkmýþtýr. Köyün çevresi eskiden bataklýk iken, daha sonralarý bu bataklýk kurutulmuþ ve 1960 yýlýnda halka daðýtýlmýþtýr. Köyün doðusu, güneyi ve güneydoðusu daðlarla çevrilidir. Kuzey ve batýsý düz ve verimli bir ovadýr.

Köyde tarým geliþmiþtir. Domates, biber, patlýcan, salatalýk, acur, kavun, karpuz, þekerpancarý, pamuk , fasulye, mercimek, buðday, arpa yetiþtirilmektedir. Topraðýn büyük bir kýsmý suludur.

Tipik bir Akdeniz  iklimi hüküm sürmektedir. Yarý karasal, yarý Akdeniz  iklimi görülmektedir.

 Köyün toplam  nüfusu yaklaþýk 1500-2000 civarýndadýr. En kalabalýk obalar Tilkikayasý ve Küsne'dir. Köyden özellikle son yýllarda yurt dýþýna ve Gaziantep'e yoðun bir göç yaþanmaktadýr.

Tarým ve hayvancýlýðýn yanýnda el sanatlarý da yaygýndýr.

Halkýn %90'ý okur yazar olan köyde, 1995-96 yýllarýna kadar üç tane okul varken, bugün öðrenci yetersizliði nedeniyle sadece Küsne Obasý'nda bulunan Çöçelli Ýlköðretim Okulu  eðitim öðretime devam etmektedir.

Eðitim öðretim yapýlan okulda 2.kademe olmadýðýndan öðrenciler Evri Pýnarbaþý Ýlköðretim Okulu'nda taþýmalý olarak eðitim-öðretim görmektedirler.

Köyde en çok bulgur pilavý,  patates yemeði, dolma, tarhana çorbasý ve köfte yapýlmaktadýr. Bunun yanýnda ateþ üzerinde piþirilen ve içine et, soðan konularak yapýlan "kömbe" yörenin en önemli yiyeceklerindendir.

Düðünlerde kýz-erkek karýþýk oyun oynarlar, halay çekerler. Düðün ve  cenazelere  köylü toptan iþtirak  eder. Köyde son zamanlarda Baðlama  Obasý'nda bulunan  "Baðlama  Gölü" mesire   alaný  olarak dikkat çekmektedir.

Çok büyük bir köy olmasýna raðmen, köyde  saðlýk hizmetleri yetersizdir. Halkýn öncelikli beklediði hizmet saðlýk hizmetidir. 

DAMLATAÞ  

Güneyinde Kýzkapanlý Köyü, kuzeyinde Pazarcýk , doðusunda Memiþkahya, batýsýnda Çolakali Köyü bulunmaktadýr. Ýki dað arasýnda kurulmuþ olan köyün, kuzeyinde düz araziler bulunmakla birlikte büyük bölümü engebelidir. Ancak  bu durum yörenin tarýma elveriþli olmadýðý anlamýna gelmez. Nitekim köy çevresinde, pamuðun yanýnda çeþitli tahýl ürünleri yetiþtirilmekte, bað ve fýstýk bahçeleri bulunmaktadýr. Ayrýca köy, su ihtiyacýný Çolakali  yolu üzerinde bulunan dereden karþýlamaktadýr.

Betonarme evlerin yoðun olarak görüldüðü köyde evler klasik tiptedir. Bununla birlikte evlerin altýnda genelde ahýr veya samanlýk olarak kullanýlan bölmeler yer almaktadýr. Ev dekorasyonu ise yine klasik köy evine uygun olarak kanepe, kilim, minder vb. eþyalar ile  yapýlmaktadýr.

Köye ilk yerleþenlerin Malatya'dan gelen "Topaluþaðý" lakaplý dört kardeþ olduðu söylenmektedir. Yerleþme sebebi ise hayvancýlýða elveriþli alanlarýn varlýðý ve sýk ormanlýk arazinin bol olmasýdýr.

Köyün kurulduðu ilk yýllarda, yakýnlarda bulunan derelere kurtlarýn çokça gelmesi ve köye büyük zararlar vermesinden dolayý önceleri Kurtdere adý verilen köy, 1967 yýlýnda adýný "Damlataþ" olarak deðiþtirmiþtir.

Köyün temel geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr.

Yurt dýþýna göçün yaygýn olarak görüldüðü köyde, nüfusun büyük bir bölümünü yaþlýlar ve çocuklardan oluþmaktadýr.

            Köy tipik bir Anadolu köyüdür. Pazarcýk'a çok yakýn olmasýndan dolayý  giyim, kýz isteme, kýna gecesi, düðün, cenaze gibi folklorik özellikler Pazarcýk ile uyum ve benzerlik gösterir. 

DEDEPAÞA  

Cumhuriyet'le birlikte kurulmuþ olan Dedepaþa; Pazarcýk'ýn güneybatýsýnda, ilçeye 25 km uzaklýkta, 65 nüfuslu, düz  ova üzerine kurulmuþ bir köydür.

Köyün baþlýca geçim  kaynaðý Çiftçiliktir. Buðday, pamuk þekerpancarý, arpa, mýsýr vb. ürünler de yetiþtirilir. 

DEMÝRCÝLER  

Demirciler Köyü; Pazarcýk-Türkoðlu karayolu üzerinde, daha  önce Kavlak Tepesi olarak bilinen þu anki adýyla Demirciler Tepesinin batý eteðine kurulmuþtur. Her ne kadar büyük þehirlere ve yurt dýþýna göç verilse de Demirciler Köyü'nde 100'e yakýn hane bulunmaktadýr.

Demirciler Köyü kuruluþ itibariyle  küçük bir yarým ada biçimindedir. Güney ve batýsý Aksu Çayý  ile kuzeyi ise Gökpýnar  kaynaðý ile çevrilidir.

 Köy; Kahramanmaraþ þehir merkezine 28, Pazarcýk'a 38 ve  Türkoðlu'na 16 km mesafededir.

 Demirciler Köyü'nün kuruluþu  her ne kadar yeni de olsa,  tarihi çok eskilere dayanýr. Köyde yaþayan kimi tarihe meraklý  kiþiler tarafýndan yapýlan araþtýrmalara göre köy tarihi Horasan'a kadar uzanmaktadýr.Yapýlan objektif araþtýrmalar her ne kadar amatörce olsa da kiþilerle ve tarihi kanýtlarla öne sürülen tezler doðrulanmaktadýr. Köy, Oðuzlarýn "Kayý Boyu"nun "Selmanlý" Aþiretindendir. Bu aþiret Anadolu'da göçer durumunda yaþamakta iken daha sonralarý Erzurum civarýnda yurt tutmuþlardý. Zamanla aþiret iki kola ayrýlmýþ; kollardan biri Erzurum, Elazýð, Sivas üzerinden Çorum tarafýna; diðeri ise Erzurum, Bingöl, Erzincan, Malatya üzerinden Kahramanmaraþ ve Gaziantep'e hatta buradan Kýbrýs'a gitmiþ ve yerleþmiþlerdir.

Kurtuluþ Savaþý'ndan önce demircilik ve hayvancýlýkla geçinen halk, göçebe bir hayat sürmekteydi. Kurtuluþ Savaþý'ndan sonra köy halkýnýn savaþta gösterdiði kahramanlýktan dolayý Kýlýç Ali Bey tarafýndan bölgeye yerleþtirilmiþlerdir. Köylü, Kurtuluþ Savaþý'nda gösterdiði bu kahramanlýktan dolayý Ýstiklal Madalyasý'yla ödüllendirilmiþtir.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Genellikle sulu tarým yapýlan köyde ürün olarak; pamuk, buðday, arpa, þeker pancarý , ay çiçeði , soya ve mýsýr gibi ürünler yetiþtirilmektedir. Köyden þehre göçle beraber ticaretle uðraþan kiþi sayýsý artmýþtýr. Gerek sanayi alanýnda gerekse küçük ve orta iþletmeler kurularak yeni atýlýmlar yapýlmýþtýr. Eðitim öðretime büyük önem verilen köyde, okur-yazarlýk durumu %95' in üzerindedir. Örnek verecek olursak: Hakim, Kurmay Albay, Savcý, Doktor, Avukat, Mühendis Mimar, Eczacý Bankacý Öðretmen, ve Milletvekili bulunmaktadýr. Bu da eðitime ve öðretime verilen önemi göstermektedir. Bunlarýn en meþhurlarý þu an Meclis Baþkanvekili  Ali Ilýksoy'dur. 

DENÝZLÝ

Batýsýnda Alibeyuþaðý, güneybatýsýnda Maksutuþaðý, kuzeyinde Çýnarlý, doðusunda Seyrantepe köyleri vardýr. 250 nüfuslu köyün özellikle gençlerinin büyük bir kýsmý yurt dýþýndadýr.

Köy Toroslarýn uzantýsý olan Ahýr daðýnýn eteðine kurulmuþtur. Kahramanmaraþ'a 25, Pazarcýk'a 26 km uzaklýktadýr. Kahramanmaraþ - Gaziantep karayoluna 2 km'lik stabilize yolla baðlý olmasý köyün ulaþýmýný kolaylaþtýrmýþtýr.

Batý ve güney yönünde sellerle yer yer yarýlmýþ tepeler dizisi ile çevrili olan köyün, en yüksek yerini 763 m ile Tavþan tepesi oluþturur. Ortalama yükseltisi 675 m olan köyün, doðu ve güneydoðusunda ziraata elveriþli düz bir ova bulunur.

Köy ve çevresinde Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazlarýn kurak ve sýcak geçmesi, doðal bitki örtüsünün de zayýflýðýný beraberinde getirir. Ýlk yerleþmenin 1941'de olduðu köyde, bugün yerleþimin yönü kuzey ve kuzeydoðuya kaymýþtýr.

Köy halkýnýn en önemli geçim kaynaðý tarýmdýr. Yetiþtirilen baþlýca tarým ürünleri: pamuk, þekerpancarý, biber, buðday, mercimek, arpa, mýsýrdýr. 

DOÐANLI KARAHASAN  

Kuzeydoðusunda Söðütlüler, batýsýnda Çýnarlý , güneyinde Çerkezler, güneybatýsýnda Seyrantepe Köyü vardýr. Köye baðlý Davutlar, Demirciler, Uzunova ve Kuruçay obalarý vardýr. Köyün kuzeyi daðlýktýr. Güneyi ise geniþ düzlükler ve tepelerle kaplýdýr.

Köyün kuruluþu 1800'lü yýllara dayanmaktadýr. Köyde ilk yerleþim, Kötürüm Ziyareti civarýna üç evin gelmesi ile baþlamýþtýr. Sivrisinek çokluðu nedeniyle buradan Palamut tepesine göçmüþlerdir. Bu bölgeye deðiþik yerlerden gelip yerleþenler olmuþtur.

Hayvancýlýkla uðraþan halk, yazýn Ahýr daðýndaki Üçyaylalar'a gider, kýþýn tekrar yurtlarýna dönerlerdi. Tarýmýn yaygýnlaþmasýyla birlikte yerleþik hayata geçerek bugünkü mekaný yurt tutmuþlardýr.

Köy, adýný eskiden  baðlý olduðu Doðanlar Köyü'nden almýþtýr.

1960'lý yýllarýndan itibaren Avrupa'ya göç baþlamýþ, bu durum köy nüfusunun azalmasýna neden olmuþtur.

Halkýn geçim kaynaðý genellikle tarýmdýr. Kýrmýzý biber, pamuk, buðday yetiþtiriciliðinin yanýnda  baðcýlýk da yapýlmaktadýr. Yurtdýþýndaki  çalýþanlar da köy ekonomisine önemli katkýlar saðlar.

 EÐLEN  

Doðusunda Ütülmez, batýsýnda Dedepaþa, güneydoðusunda Çiçek, güneyinde Hanobasý köyleri bulunan  bir ova köyüdür.

Köy, 1800'lü yýllarýn baþlarýnda Türkmenlerin "Kýlýçlar Aþireti" tarafýndan kurulmuþtur. Daha önce bataklýk olan köy yeri, kurutulmuþ ve tarýma elveriþli hale getirilmiþtir.

Pamuk,buðday, mýsýr, þekerpancarý yetiþtiriciliðinin yanýnda büyükbaþ hayvancýlýk da  yapýlmaktadýr.

Köyde bulunan Ali Baba Türbesi (Ali Kutte) ziyaret edilen bir yerdir.

EÐRÝCE

Doðusunda Hürriyet, güneyinde Karagöl, güneybatýsýnda Yiðitler, batýsýnda Kelleþ ve kuzeybatýsýnda Ufacýklý köyleri yer alan Eðrice, Ýlçeye 20 km uzaklýktadýr.

Köyün bilinen tarihi 100-150 yýl öncesine kadar gitmektedir. Adýný çevresindeki Evrikol tepelerinden almýþtýr.

Yörenin hayvancýlýða uygun olmasýndan dolayý köye ilk olarak  Zorolar  kabilesi yerleþmiþtir.

   Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Buðday, arpa, mercimek, nohut, fýstýk ve üzüm gibi tarým ürünlerinin yanýnda büyük ve küçükbaþ hayvancýlýk da yapýlýr. 

Ayrýca geçim zorluklarý sebebiyle halkýn bir kýsmý çevre illere özellikle Gaziantep'e göç etmektedir. Buraya göç edenler daha çok inþaat sektöründe vasýfsýz iþçi olarak çalýþmaktadýrlar.

Köyün en büyük problemi sulama yetersizliðidir. Bir akarsu veya kaynak olmadýðýndan sulu tarým yapýlamamaktadýr.

 Baðcýlýk önemli bir geçim kaynaðý iken hastalýk nedeniyle baðlarýn bir kýsmý kurumuþtur. Bu durum baðcýlýðýn azalmasýna neden olmuþtur. Fakat son zamanlarda yeniden hastalýða dayanýklý "acý tiyek" adý verilen bað dikilmeye baþlanmýþtýr.

Köyde fýstýkçýlýk ise insanlarýn yüzünü ancak 2-3 yýlda bir güldürmektedir. Düzgün bir verim alýnamamaktadýr.

EMÝROÐLU  

Pazarcýk'ýn güneybatýsýnda yer alan köy, Türkoðlu'na 20, Narlý'ya 11, Pazarcýk'a 28 ve Kahramanmaraþ'a 42 km uzaklýktadýr. Pazarcýk-Türkoðlu karayolu üzerinde bulunan köyün ulaþým sorunu yoktur.

Emiroðlu Köyü'nün kuruluþu tam olarak bilinmemekle birlikte 150 yýldan fazla bir geçmiþe sahip olduðu tahmin edilmektedir. Göçebe bir hayat yaþayan köylüler, yazlarý Engizek ve Bertiz yaylalarýna  göç eder, kýþlarý ise tekrar köye dönerlerdi. Yerleþik hayata geçilmesiyle birlikte aðalýk sistemi de  ortaya çýkmýþtýr. Ancak günümüzde bu tür uygulamalar kalmamýþtýr.

Köyün en önemli geçim kaynaðý tarýmdýr. Bunun yaný sýra ticaret ve hayvancýlýk da  geçim kaynaklarý arasýnda sayýlabilir.

Sebze ve meyveciliðin yanýnda pamuk, mýsýr, buðday ve ayçiçeði  yetiþtirilen ürünler arasýndadýr.

Köyün kültürel yapýsýna bakýldýðý zaman; eski gelenek, görenek, örf ve adetlerden yavaþ yavaþ  uzaklaþýldýðý, çaðýn kültürel deðiþimine ayak uydurulduðu gözlemlenir.

 GANÝDAÐI KETÝLER 

Ýlçenin 15 km doðusunda bulunan köyün; batýsýnda Sadakalar, doðusunda Yukarýmülk, kuzeyinde Tilkiler ve Akçalar, güneyinde ise Turunçlu köyleri bulunmaktadýr.

Köy, 1050 rakýmlý bir tepe üzerinde kuruludur. Yerleþim yerinin kayalýk olmasý nedeniyle evler de daðýnýk bir görünüm arz eder.

Önceleri hayvancýlýk nedeniyle göçebe bir hayat yaþayan köy halký, 1935-1940 yýllarý arasýnda   yerleþik hayata geçmiþtir.

Köyde okul ilk defa 1964 yýlýnda açýlmýþtýr. Bunu takip eden senelerde de 1975 yýlýnda bir cami, terör olaylarýnýn baþ göstermesi üzerine 1996 yýlýnda büyük bir karakol yapýlmýþtýr.

Her ne kadar köyün kuruluþu Cumhuriyet'in ilk yýllarýna dayansa da, çevredeki kalýntýlardan bu bölgede çok eski uygarlýklarýn yaþadýðý anlaþýlmaktadýr. Bu uyarlýklardan günümüze bazý ev kalýntýlarý ve sarnýç adý verilen su kuyularý kalmýþtýr. Ayrýca þu anda karakolun bulunduðu tepe üzerinde daha önceleri bir kalenin var olduðu söylenmektedir. 

Antep fýstýðý baþta olmak üzere köy halkýnýn en önemli geçim kaynaklarý tarým ve hayvancýlýktýr.

Ayrýca köyün bulunduðu tepenin batý yamacýnda bulunan düzlük  arazide köylü kýþlýk ihtiyacýný karþýlayacak kadar buðday ve arpa ekimi yapmaktadýr. Bölgenin kýraç olmasý sebebiyle  arazi verimsizdir.

   Köy topraklarýnýn tarýma el veriþli olmamasý ve geçim kaynaklarýnýn kýsýtlý olmasý nedeniyle köyden özellikle yurtdýþýna göçler yaþanmaktadýr. Dýþarýya giden insanlarýn büyük bölümü yurt dýþýna, bir bölümü çevre il ve ilçeler yerleþmiþlerdir. Buna baðlý olarak da köy nüfusu yazýn kalabalýklaþmakta, kýþýn ise iyice azalmaktadýr.G

GÖÇER

Doðusunda Çatalaðaç, güneyinde Haydarlý, kuzeyinde Küçükören ve Keralmaz köyleri, batýsýnda Haydarlý Ýstasyonu ve Aksu yataðý vardýr.

   Elbistan'a baðlý Karahasan Köyü'ndeki Kýþlýk, Sýrýklý ve Tahtalý'daki Aðanýn Yurdu denilen yazlýklarýndan kalkarak bu bölgedeki ilk yerleþim yerleri Topesaray'a, oradan da Haraba'ya gelirler.

Köyün ilk sakinleri -Atmalý Aþireti Reisi Paþa Yakup'un oðlu Þahin Bey'in ölümüyle uðursuz saydýklarý- Haraba'dan (Çelik deresinin kuzeydoðusunda) kalkarak 1932 yýlýnda þu anki yerlerine yerleþmiþlerdir. 

   Köyün geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Yetiþtirilen ürünler arasýnda : tütün, pamuk, ayçiçeði, kavun, karpuz, domates, patlýcan, biber, kaysý, nohut, fasulye, arpa, buðday ve mercimek sayýlabilir.Bunun yanýnda baðcýlýk ve Aksu yataðý güzergahýnda da kavakçýlýk yapýlýr.

   Küçük ve büyükbaþ hayvancýlýk da geçim kaynaklarý arasýnda sayýlabilir.

GÖYNÜK 

Göynük, ilçenin kuzeydoðusundaki en son köydür. Ýlçeye 50 km uzaklýktadýr. Güneyinden, batýsýndan ve kuzeyinden hafif tepeciklerle çevrili olan köyün; doðusundan Çaðlayancerit  ilçe yolu, Aksu Çayý ve Adýyaman-Malatya demiryolu geçmektedir. Köyün güneybatýsýnda Sakarkaya, kuzeybatýsýnda Bayýrlý, kuzeyinde Bozlar Kasabasý bulunmaktadýr.

Göynük, Çaðlayancerit-Kahramanmaraþ karayolunun yaklaþýk1 km batýsýndadýr.Köyün ulaþýmý kolaydýr.

 380 nüfusu olan köyün, baþlýca geçim kaynaklarý tarým  ve hayvancýlýktýr.

Yaklaþýk 10 bin dönümlük ekilebilir alana sahip olan köyde; buðday, arpa, þeker pancarý, nohut, fasulye gibi tarým ürünlerinin yaný sýra domates, biber, patlýcan gibi sebzeler de yetiþtirilmektedir.

Özellikle Aksu Çayý'nýn köyün içerisinden geçmesinden dolayý sebzecilik ve þeker pancarý yetiþtiriciliði ön plana çýkmaktadýr. Ýklim þartlarýnýn ve toprak verimliðinin iyi olmasýna raðmen , üretim istenilen düzeyde deðildir. Bunun sebepleri arasýnda; tarým alanýnda saðlanan teknolojik geliþmelerden  yeterince yararlanamama, suyun düzenli ve verimli  kullanýlmamasý, yeterli gübre kullanýlmamasý, ilaçlama ve pazarlamadaki bilgilendirme eksiklikleri vb. sayýlabilir.

Köyün coðrafi durumu  hayvancýlýða oldukça elveriþlidir.  Bu nedenle hayvancýlýk, köy halkýnýn baþlýca geçim kaynaðýdýr.

Hayvan ürünlerinden elde edilen gelir, köylünün temel ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýnda önemli bir etkendir. Köyde küçükbaþ ve büyükbaþ hayvancýlýk (koyun, keçi, sýðýr  yetiþtiriciliði) yapýlmaktadýr. Ancak, özellikle sýðýrlarýn et ve süt yönünden verimli hale getirilmesi için "kültür ýrk' çalýþmalarýnýn  yapýlmasý, kümes hayvancýlýðýnýn özendirilmesi gerekmektedir.

    Göynük Köyü, baþlangýçta çerkez soylu vatandaþlarýmýzýn yerleþtirilmesiyle kurulmuþ bir yerdir. Tarihte "93 Harbi" olarak bilinen 1877 Osmanlý-Rus Savaþý'ndan sonra yerlerinden edilen Kafkas halkýndan bir kýsmý Kafkas muhaciri olarak Balkanlar üzerinden Balýkesir'e, oradan da 1880 yýlýnda 110 hane olarak þimdiki Göynük Köyü'nün bulunduðu yere yerleþtirilmiþlerdir. Ancak, buralara alýþmakta çok zorlanmýþlardýr. Yörenin sulak, bataklýk olmasý sonucu sýtma hastalýðýna yakalanýp ölenler olmuþ. Kalanlarýn bir kýsmý Kömürler (Nurdaðý) bir kýsmý Göksun Ýlçesi'nin Çardak yöresine göç etmiþler. Göynük'te geriye 7-8 hanelik bir kýsým kalmýþ. Daha sonralarý çevre yörelerden (Düzbað, Belören, Savran, Sakarkaya) gelenlerle bu sayý yeniden çoðalmýþ. Günümüzde 70 hane ve 380 nüfuslu (Ekim 2000 genel nüfus sayýmý) þirin bir köy görünümü ile varlýðýný sürdürmektedir.

Av. Metin Þirikçi tarafýndan kapsamlý olarak hazýrlanan "Maraþ" isimli tanýtým kitabýnda Göynük ile ilgili 1563 yýlýna ait Maraþ tahrir defterinde þu bilgilere yer verilir:

Göynük'te Dulkadirli hükümdarý Süleyman Bey'in torunu Rüstem Bey'in oðlu Murat Bey tarafýndan yaptýrýlan Murat Bey Camii'nden bahsedilir.

Yine ayný kaynakta 1503 yýlý itibariyle Göynük, Maraþ'a baðlý bir nahiye konumundaydý. Bu nahiyeye baðlý 20 köy ve mezra ismi zikredilir. Bunlar:

Göynik, Þakýp, Þeyhler, Armaðan, Yýlankuz, Eyiklü, Kalih, Torbanluca, Meydancýk, Hilabý köyleri ile Kaldýrým,Yolcu, Çataldepe, Fýnduklu, Mallýk, Kayapýnar, Alacýkaya, Olca, Gökçayýr ve Samud mezralarý.

HANOBASI 

Köyün güneyinde Çöçelli, batýsýnda Ördekdede, doðusunda Eðlen köyleri bulunmaktadýr. 

Köyün tarihi Perslere kadar dayanmaktadýr. Köyün içinde bulunan höyük hakkýnda kesin bir bilgi yoktur. 

Þu anda yýkýk vaziyette olan han, Selçuklular döneminde yapýlmýþtýr. Tarihi Ýpek yolu güzergahý üzerinde kurulan han, kervanlarýn konaklama merkezi olarak kullanýlmýþtýr. Kubatlý Haný olarak da bilinir.                

Batýk bir þehir olduðu sanýlan Hanobasý'nda bulunan tarihi eserler, köydeki açýk müzede sergilenmektedir. 

Kýlýçlý Aþireti'nin 1800'lü yýllarda köye gelmesi ile yerleþim baþlamýþtýr. Bu bölgede Persler, Klikyalýlar, Bizanslýlar ve Memluklular hüküm sürmüþtür. Daha sonra Selçuklularýn hakimiyetine geçen bölge,bu devletin yýkýlmasýyla Osmanlý Devleti'nin  hakimiyeti altýna girmiþtir.

Köyün geçim kaynaðý tarýma dayanýr. Baþlýca yetiþtirilen ürünler; pamuk, þekerpancarý, buðday, arpa, mýsýr vs. 

HARMANCIK 

Ýlçenin 30 km doðusunda bulunan köyün; doðusunda Tilkiler-Kuli Obasý, güneydoðusunda Avlýk Obasý, güneyinde Pano Obasý ve Aþaðýmülk Köyü, batýsýnda Kerto ve Kendiro obalarý, kuzeybatýsýnda Kizirli, kuzeyinde Taþdemir, kuzeydoðusunda Adýyaman-Çorak Köyü bulunur.

Eski ipek yolu üzerinde bulunan Harmancýk, yaklaþýk 300 yýl önce kurulmuþtur. 1992 - 1994 yýllarýnda iki defa terör olayýna maruz kalan köy halký, çevre illere ve ilçe merkezine göç etmek zorunda kalmýþtýr. Terörden önce 80 hane ve 280 nüfusu bulunan köy, þu an 7 haneye ve  30 nüfusa düþmüþtür.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr.Tarým alanýnda özellikle Antep fýstýðý yetiþtiriciliði ve baðcýlýk ön plandadýr.

Köyün 2 km uzaðýnda bir krom madeni ocaðý bulunmaktadýr. Bu maden ocaðý 1960 yýlýnda açýlmýþ, sonra ara verilmiþtir. 1970 yýlýnda bu ocak tekrar faaliyete geçmiþtir. Bu sebeple köyün ulaþým ve su sorunu yoktur.

Köye 1959 yýlýnda bir ilkokul ve saðlýk evi yapýlmýþtýr. Þu anda bunlarýn ikisi de atýl durumdadýr.

Köyün hemen güneybatýsýnda Eski Kerto Obasý mevkiinde halk dilinde "körüsten" denilen kayadan oyma odacýklar vardýr. Köyün batýsýnda yýðma bir höyük vardýr. Bu höyüðün tabanýndan bir tünelle höyüðün içine girilmekte ancak ileri gidilememektedir.

Eski kýþla mevkiinde ise çeþitli tarihi eserler bulunmuþ ve Kahramanmaraþ Müzesi'ne teslim edilmiþtir.   

HASANKOCA

Köyün; doðusunda Memiþkahya, güneybatýsýnda Kurtdere, kuzeyinde Kartalkaya Barajý bulunmaktadýr.

            Önceleri göçebe hayatý yaþayan köy halký hayvancýlýkla uðraþmaktaydý. Yazýn yaylalara çýkar, kýþýn köy merkezine dönerlerdi. Yakýn zamanda yerleþik düzene geçildikten sonra aðýrlýklý olarak tarýma yöneldi. Ekonomik koþullar nedeniyle çok sayýda göç veren köy, þu anda birkaç haneden kalmýþtýr. Baþlýca geçim kaynaklarý tarým ve hayvancýlýktýr. Yetiþtirilen ürünler arasýnda pamuk, buðday, arpa, mýsýr ve nohut sayýlabilir.

 HÜRRÝYET 

Kahramanmaraþ-Gaziantep il sýnýrýnýn kesiþtiði yerde; doðusunda Höcüklü, batýsýnda Karagöl, kuzeyinde Mezere köyleri bulunmaktadýr.

Kesin kuruluþ tarihi bilinmemektedir.Hürriyet Köyü; Merkez Oba, Mahkanlý baþta olmak üzere Payamlý, Çatalyurt, Yukarý Razolar, Aþaðý Razolar obalarýndan oluþmaktadýr.

Tek geçim kaynaðý küçükbaþ hayvancýlýktýr. Bundan dolayý göçebe hayat hala devam etmektedir.

Ýlkbahar mevsiminden itibaren yaylaya çýkýlmakta, sonbaharda tekrar köye dönülmektedir. Köyde içme suyu önemli bir problemdir. Su ihtiyacý  5 km ilerdeki, köylülerce oluþturulan, göletlerden  hayvanlarla taþýnan su ile karþýlanmaktadýr.

 ÝÐDELÝ  

Eski adý "Cimikanlý" olan köy, ilçeye 24 km uzaklýktadýr. Doðusunda Abdullah Obasý, kuzeydoðusunda Yeþiloba, kuzeybatýsýnda Filolar Köyü, batýsýnda ise Akçakoyunlu Köyü vardýr.

Köy, dað eteðine kurulmuþtur. Yerleþim yerleri kayalýktýr. En önemli geçim kaynaðý tarým olan köyün,  arazileri genellikle Narlý Ovasý'ndadýr. Ýçme suyu, güneybatýdaki dað eteðinden getirilmiþtir.1997 yýlýna kadar su kaynaklarý çeþmeden temin edilirdi. Aðaçlandýrma çalýþmalarýna muhtarlýðýn önderliðinde baþlanmýþtýr.

Köyün yüksekte oluþu, diðer köyleri yüksekten görmesi bir tabii güzellik sayýlabilir.

Köyün baþlýca geçim kaynaklarý tarým ve hayvancýlýktýr.Coðrafi durumu hayvancýlýk için müsaittir. Beslenilen hayvanlar; inek, koyun, keçi, tavuk, hindi vs.

Köyün bulunduðu yerler kayalýk olduðundan tarýma elveriþli deðildir. Su yetersizliðinden de tarým yapýlamamaktýr. Köyün civarlarýnda bulunan arazilerde de suya ihtiyaç duymayan tarým ürünleri yetiþtirilmektedir. Bunlar : nohut, mercimek, buðday, arpa gibi ürünlerdir.

Köyün nüfusunun büyük bir çoðunluðu yurt dýþýna ve çevre illere göç etmiþtir.

Birkaç yýl öncesine kadar su sýkýntýsý olan köyün, bugün itibariyle bu problemi giderilmiþtir. Köyde komþuluk iliþkileri hala kuvvetlidir. Ýmece usulü az da olsa devam etmektedir. Düðünleri her yerde olduðu gibidir. Düðün salonlarý çok az kullanýlmaktadýr. Diðer Türk gelenek ve görenekleri devam etmektedir.

Gençlerde çaðdaþ giyim hakimdir. Yaþlýlar; yöresel kýyafet olarak þalvar, þapka, entari ve  eþarp kullanmaktadýr.

Köyde, daha çok akraba evlilikleri görülmektedir. Son zamanlarda kýz ve erkekleri yabancý ve dýþardan kimselerle de evlendirme yaygýnlaþmaya baþlamýþtýr. Oyunlarý halay þeklindedir. Davul-zurna eþliðinde oynanýr.

Köyde elektrik ve telefon mevcuttur. Köyün ulaþým sorunu yoktur.

Okuma oraný bazý çevre köylere göre yüksektir. Yöre halký örf ve adetlerine çok baðlýdýr. Düðün ve ölümlerde dayanýþma içerisindedirler. Özellikle  taziyelerde masraflarý hafifletecek hediyeler götürülür.

 Köyün okulu,1962 yýlýndan bu yana eðitim - öðretim vermektedir. 7-8 yýl öncesine kadar nüfus çokluðundan, sýnýflar müstakil olarak ders iþlerken, Avrupa'ya göç nedeniyle nüfus azalmýþ ve birleþtirilmiþtir sýnýf olarak eðitim-öðretim verilmeye baþlanmýþtýr. II. kademe öðrencileri, servislerle Narlý Kasabasý'na taþýnarak eðitimlerini devam ettirmektedirler.

Ormanlýk alan bulunmayan köyde  maki bitki örtüsüne rastlanýr. Köyün yerleþim yerlerinde kýraç ve kýrmýzý  toprak hakim olduðu için arpa ve buðday yetiþtirilir. Köyün ova kýsmýnda pamuk, pancar, biber yoðunlukla ekilir.

  ÝNCÝRLÝ

Ýncirli, ilçenin güneydoðu istikametinde 5 km uzaklýkta iki mezradan oluþan bir köydür. Köyün nüfusu 60'týr. Fakat yaz aylarýnda bu nüfus artmaktadýr.

Köyün tarihi hakkýnda kesin bir bilgi yoktur. Ancak yaþlýlardan edinilen bilgilere göre köyün 100 yýllýk bir tarihi olduðu tahmin edilmektedir.

Halk geçimini tarým ve hayvancýlýk üzerine kurmuþtur. Baðcýlýk ve Antep fýstýðý yetiþtiriciliði de yapýlýr. Ekonomik nedenlerden dolayý diðer köyler gibi Ýncirli Köyü de yurt dýþýna göç vermektedir.

 KADINCIK  

Köy, ilçenin batýsýnda ve yaklaþýk 22 km uzaðýndadýr. Doðusunda Çatalhöyük, batýsýnda Karaçay, kuzeyinde Narlý Kasabasý, güneydoðusunda Akçakoyunlu, kuzeydoðusunda ise Çiðdemtepe köyleri bulunmaktadýr. Köy, ovalýk bir alana kurulmuþtur.

Köyün kuruluþu kesin olarak bilinmemekle beraber, 20. yüzyýlýn baþlarýnda civar bölgelerden topraðý iþlemeye gelen insanlar burada su bulunmasýnýn da etkisi ile yerleþip kalmýþlardýr. Daha sonra köy bugünkü halini almýþtýr.

Köyün tamamýna yakýný çiftlikle uðraþmaktadýr. Ancak bu insanlarýn %70'ine yakýnýnýn kendi topraðý bulunmamaktadýr. Bu insanlar geçimlerini  toprak sahiplerinin iþçiliðini yaparak saðlamaktadýrlar. Yetiþtirilen tarým ürünleri : buðday, pamuk, pancar, biber vb. Tarýmýn yanýnda büyükbaþ hayvancýlýk da yapýlýr.

KARAAÐAÇ  

Köy; kuzeyde Sakarkaya Köyü'nün Kýsýk Obasý'yla, güneyde Payamlýbað, batýda Büyüknacar ile doðuda Sokumilyanlý köyleri ile sýnýrlarý olan Kandil daðýnýn doðusunda yer alan daðlýk bir alanda kurulmuþtur. Köy; Oruçlar, Velolar, Döndükler, Bozbayýr obalarýndan oluþmaktadýr. Köyün eski adý Esmepur'dur.

Yaþlýlardan edinilen bilgiye göre köy halký buraya Kayseri'den gelmiþtir. Ýlk zamanlar yerleþim yeri olarak Kandil daðýndaki yaylalarý seçen köy halký, zamanla bugünkü bölgeye yerleþmiþtir.

Bölgenin daðlýk olmasý nedeniyle modern tarým aletleri yerine eski usullerle tarým yapýlmaktadýrlar. Buðday,arpa,mercimek, nohut yanýnda ceviz, fýstýk ve üzüm de yetiþtirilmektedirler.

Köy sýnýrlarý içindeki Akpýnar mesire yeri, suyu ile güzel bir yerdir.

Anlatýlagelen hikayeler de vardýr. Rivayete göre; ailelerden biri oðullarýný genç yaþta evlendirmiþ. Fakat çocuk okumak, adam olmak istiyormuþ. Bu amaçla gitmiþ þehre ve uzun yýllar  tahsil görmüþ. Aradan yýllar geçtikten sonra öðrenimini bitirmiþ ve kaymakam olmuþ. Artýk köye dönüp anne-babasýný ve eþini yanýna alma ve onlara hizmet etme zamanýnýn geldiðini düþünmeye baþlamýþ. Bu sebeple çýkmýþ köyünün patika yollarýna.

O kadar heyecanlýymýþ ki, yürümüyor adeta koþuyormuþ patika yollarda. Yolda giderken, tarlasýný sürmekte olan bir çiftçiye rastlamýþ. Çiftçi, adamýn telaþlý halini merak etmiþ. Adama "Bu acelen ne oðul?" diye sormuþ. Bunun üzerine çiçeði burnunda genç kaymakam çiftçiye durumu anlatmýþ. Çiftçi ona: "Halini ve heyecanýný anlýyorum. Yine de çok acele etme.

Az sabýrda çok keramet vardýr." demiþ. Çiftçi ile muhabbetini bitiren adam tekrar çýkmýþ yola. Artýk hava kararmaya baþlamýþ. Fakat genç kaymakamýn durup dinlenmeye hiç niyeti yokmuþ. Hiç ara vermeden yürümesine devam etmiþ. Sabah sularýnda, horoz sesleriyle köye varmýþ. Eþinin odasýna girince bir de ne görsün? Eþinin koynunda bir delikanlý.

Bunu gören genç adam öfkelenmiþ ve belindeki ruhsatlý silahý çýkarmýþ. Silahý eþine yönelten genç adamýn aklýna çiftçinin "Az sabýrda çok keramet vardýr." sözü gelmiþ. Bunun üzerine anne ve babasýnýn odasýnýn kapýsýný çalmýþ. Oðullarýný gören anne ve baba çok sevinmiþler. Daha sonra eþinin yanýnda gördüðü gencin on iki yaþýndaki oðlu Ali olduðunu öðrenince içinden çiftçiye teþekkür etmiþ. Kaymakam ve ailesi mutlu bir þekilde hayatlarýný sürdürmüþler.

 KARABIYIKLI 

Köy; Kahramanmaraþ-Gaziantep il sýnýrýnda konuþlanan, ilçe merkezine 45, Gaziantep'e ise 35 km uzaklýktadýr. Ýlçenin güneyinde kurulan köyün rakýmý 900 m'dir. kuzeydoðusunda Beþçeþme Köyü olup yakýn çevresinde baþka yerleþim merkezi bulunmamaktadýr. Kuzey, güney ve batýsý daðlýktýr. Çevresi daðlarla çevrilidir.

Köyün 150-200 yýl kadar önce kurulmuþ olduðu söylenmektedir. Eskiden ormanlýk olan bölgede çeþitli vahþi hayvanlar yaþarmýþ. Bölgeye ilk olarak yerleþenler Karabýyýklý ailesine mensup kiþiler olduðu ve bu yüzden köye bu ismin verildiði söylenmektedir. 1990 sayýmýna göre köyün nüfusu 896'dýr.

Dað yamacýnda kurulu olan köyde ekilebilir alan çok azdýr.Buralarda buðday, arpa, soðan, sarýmsak ekimi yapýlmaktadýr. Bazý ailelerin Narlý Ovasý'nda arazileri vardýr. Köyde hayvancýlýk da geçim kaynaklarýndandýr.

Köy okulu 1986 yýlýnda eðitim-öðretime baþlamýþtýr. 8 yýllýk kesintisiz eðitim nedeniyle 6,7 ve 8. sýnýflar Pazarcýk YÝBO'da eðitimlerine devam etmektedirler.

KARAÇAY 

Sazlýk ve bataklýk olan Narlý Ovasý ýslah edildikten sonra çevre köylerden gelen ailelerin yerleþimi ile kurulmuþtur. Batýsýnda Ördekdede, güney doðusunda Hanobasý, doðusunda Eðlen ve Sarýerik köyleri bulunan Karaçay Köyü'nde geçim kaynaðý tarýmdýr. Köyde; pamuk, þeker pancarý, mýsýr, ay çiçeði, buðday, arpa yetiþtirilmektedir.

KARAGÖL  

Köyün doðusunda Hürriyet, batýsýnda Yiðitler, Kuzeyinde Eðrice köyleri bulunmaktadýr.

Karagöl Köyü'nün 1850-1860 yýlarý arasýnda kurulduðu tahmin edilmektedir.Kuruluþundan 1940'lý yýllara kadar sýk ormanlarla kaplýyken, 1940 yýlýndan sonra orman tahrip edilmiþ ve bölge bozkýr haline dönüþtürülmüþtür.

Karagöl Köyü, oldukça fakir bir köydür. Topraklarýnýn verimsizliði ve suyun olmamasýndan dolayý sulu tarým yoktur. Daha çok hayvancýlýk yapýlan köyde; buðday, arpa, nohut, mercimek gibi tarým ürünleri yetiþtirilmektedir. Az miktarda baðcýlýk ve fýstýkçýlýk da yapýlmaktadýr.

Köy halký günübirlik Gaziantep Ýli'ne giderek inþaat iþçiliði yapmaktadýr. Bu çalýþmalar köyün ekonomisine büyük katký saðlamaktadýr.

Bir anlatýma göre; 1950'li yýllarda köylünün biri bir radyo almýþ. Komþusu evine radyo dinlemeye gelmiþ. Radyoyu dinlerken, köylüye "Bunun içindeki adamlar buraya nasýl sýðýyorlar?" diye sormuþ. Köylü "Ýçindeki adamlarýn çok küçük." demiþ. Adam tekrar "Ýçindekilerin ne yiyip içiyorlar?" diye sormuþ. Köylü " Yumurta!" demiþ. Adam "Radyonun kapaðýný aç da adamlara bir bakayým!" demiþ. Köylü "Radyonun kapaðýný açarsam adamlarý geri toparlayamam." demiþ. Radyonun kapaðýný açmamýþ.

 KARAHÖYÜK 

Karahöyük Köyü'nün ilçe merkezine uzaklýðý 40 km'dir. Kuzeydoðusunda Narlý Kasabasý, batýsýnda Akdemir Köyü, güneydoðusunda Evri Kasabasý vardýr. Köyün kimler tarafýndan kurulduðu kesin olarak bilinmemekle beraber "Külhaþ" sülalesi tarafýndan kurulduðu yaþlýlarca anlatýlmaktadýr. Köy, ismini 50-60 m yüksekliðinde yýðma höyükten almaktadýr.

Köy, verimli ve sulu araziye sahip olduðundan halkýn çoðunluðu çiftçilik ile geçimini saðmaktadýr. Az da olsa þoförlük ile geçimini saðlayanlar vardýr. Özellikle son yýllarda yurt dýþýna çalýþmak üzere gidenler bir hayli fazladýr.

Anlatýlanlara göre, köye adýný veren höyük, eþkýya ve çetelere karþý korunmak üzere yapýlmýþtýr. Riayete göre köy halkýyla bu eþkýyalar arasýnda meydana gelen çatýþmalarda bir kýsým köylünün ölmesi nedeniyle höyüðe "Karahöyük" denildiði anlatýlmaktadýr.

Bir baþka anlatýma göre de höyükte yeþil alan oluþturulamadýðý ve yeþil bir örtüye hasret olduðu için Karahöyük dendiði de anlatýlmaktadýr.

Nüfusu þu an 700 kiþi civarýndadýr. Yurtdýþýna, Gaziantep ve Kahramanmaraþ baþta olmak üzere çevre illere, çalýþmak ve yerleþmek üzere köy halký göç etmektedir. Köyde okul, saðlýk evi ve cami mevcuttur.

 KELÝBÝÞLER 

Kelibiþler Köyü, Türkoðlu'nu Narlý'ya baðlayan otoyolun yaklaþýk 16. km güneyinde yer almaktadýr. Köyün batýsýnda Kadýoðlu Çiftliði, kuzeyinde Yeniköy, doðusunda Emiroðlu köyleri yer alýr.

Söylentiye göre köy,  yaklaþýk 300-350 yýl kadar önce kurulmuþtur. Aslý Tahranlý olan ve Çatalaðaç'ta ikamet eden Halil Aða'nýn (lakabý Kel Ýbiþ), birgün atlarý kaçmýþ. Kadýoðlu Çiftliði'nden Bilal Aða'nýn da yardýmýyla buraya bir ev yapmýþ. Önce çocuklarýný getirmiþ. Ardýndan amcasýnýn çocuklarý da gelerek yöreye yerleþmiþler. Zamanla Kýrolar yöresinden bazý ailelerde gelerek yöreye yerleþmiþ ve bunlarla akrabalýk iliþkileri kurulmuþtur.

Köyün geçimi önemli ölçüde tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Yetiþtirilen tarým ürünleri arasýnda; pamuk, mýsýr ve biber önemli bir yer tutmaktadýr. Ayrýca her ailenin kendi ihtiyacýný karþýlayacak kadar büyükbaþ hayvaný vardýr.

KELLEÞ

Doðusunda Eðrice, güneyinde Yiðitler, güneybatýsýnda Sultanlar, kuzeyinde Kýzkapanlý, kuzeybatýsýnda ise Kuzkent köyleri bulunur.

Kelleþ Köyü daðlýk bir arazi üzerine kuruludur. Köyün en büyük problemi sudur. Gerek içme suyu gerekse sulama suyu en büyük ihtiyaçtýr. Köy halký, ihtiyaçlarýný daha çok G.Antep'ten karþýlar. Arazilerin susuz olmasýndan dolayý kuru tarým yapýlan köyde, hayvancýlýk da önemli bir geçim kaynaðýdýr.

            Son yýllarda köyün su ihtiyacýný karþýlamak için Köy Hizmetleri tarafýndan kuyu çalýþmasý yapýlmaktadýr. Köyün en önemli özelliði ise hemen yanýndan tren yolunun geçmesidir. Ayrýca köyde bir okul bulunmamasý da önemli bir eksikliktir.

KIZKAPANLI  

Güneyinde Kelleþ, güneybatýsýnda Kuzkent, batýsýnda Salmanlý, doðusunda Ufacýklý, kuzeyinde Memiþkahya köyleri vardýr.

Kýzkapanlý Köyü; Çopurlar, Ökkeþler, Haydolar, Gözolar, Gözlügöl ve Konak obalarýndan oluþmaktadýr.

Coðrafi yapý itibariyle köy, taþlýk ve engebeli bir arazi üzerine kuruludur. Arazinin bu yapýsý nedeniyle ancak taþlar ayýklanarak ekim alaný oluþturulur. Sulu tarým söz konusu deðildir. Bölgede buðday, arpa, mercimek,üzüm,sarýmsak gibi ürünler yetiþtirilir. Tarýmýn yanýnda hayvancýlýk da geçim kaynaklarý arasýndadýr. Daha çok küçükbaþ hayvancýlýk yapýlýr.

 Atmalý Aþiretinden Çopur Haydo adýnda birisi gelerek bugünkü Çopurlar Obasý'na yerleþmiþtir. Yaklaþýk 200 yýl önce kurulduðu tahmin edilen köyün, eskiden geçim kaynaðý hayvancýlýk olduðu için yazlarý yaylaya gidilir, kýþlarý ise tekrar köye dönülürdü. Günümüzde bu gelenekler terk edilerek tamamen yerleþik bir hayata geçilmiþtir.

 KÝZÝRLÝ  

Güneyinde Tilkiler, kuzeyinde Haydarlý, batýsýnda Akçalar, doðusunda Taþdemir Köyü ve Yumaklýcerit Kasabasý bulunmaktadýr. Köy, kayalýk bir tepenin yamacýnda kuruludur. Güneyi, doðusu ve batýsý açýktýr.

Köyün kuruluþu yaklaþýk 250 yýl kadar önceye dayanmaktadýr. Köyün Ali Papo ve Ali Körþiki tarafýndan kurulduðu söylenmektedir. Bu kiþiler aþiret reisleri olup, Pazarcýk'ýn Göçer Köyü'nden gelmiþlerdir. Kuruluþunda iki üç ev olan Kizirli, daha sonra göçlerle  büyümüþtür. Abdüller ve  Töreler obalarý Kizirli'ye baðlýdýr. Fakat özellikle  1950-60 yýllarý arasýnda köyden göçler olmuþtur. Göçün yapýldýðý illerin baþýnda Gaziantep gelmektedir. Daha sonra Ýstanbul ve yurt dýþýna göçler de çoðalmýþtýr. Göçün ana nedenleri arasýnda geçim sýkýntýsý vardýr.

Köyün geçim kaynaklarý tarým ve hayvancýlýktýr. Tarým, baðcýlýk üzerine yoðunlaþmýþtýr. Esas olarak köyün geçim kaynaðýný da baðcýlýk oluþturmaktadýr. Bunun yanýnda kendi ihtiyaçlarýný karþýlamak amacýyla buðday, nohut, badem, ceviz, fýstýk,domates, soðan, elma, kayýsý, armut vb. ürünler de yetiþtirilmektedir. Hayvancýlýk son yýllarda zayýflamýþtýr. Özellikle küçükbaþ hayvancýlýk pek raðbet görmemektedir. Büyükbaþ hayvancýlýk daha çok tercih edilmektedir. Son yýllarda yurt dýþýnda çalýþmak da köyün geçim kaynaklarý arasýndadýr.

Köy halký geleneklerine baðlýdýr. Dýþarý açýk olmayan bir kültür yapýsýna sahiptir. Düðünlerde önce iki tarafýn anlaþmasýyla "künefe" denen tatlý yenir. Daha sonra "kalýn" denen baþlýk ve çeyiz iþleri konuþulur. Ayrýca niþan yapýlýr. Düðün masrafýna köy de katýlýr. Düðün üç gün boyunca yemekli olarak devam eder. Son gün çeyiz gezdirilir. Gelin, erkek evine getirilir. Ölümlerde ölünün elbiseleri toplanýp aðýtlar yakýlýr. Hayýr yemekleri daðýtýlýr. Toplanan elbiseler muhtaçlara daðýtýlýr.

 KUZKENT  

Ýlçeye 17km uzaklýkta olan köyün nüfusu 200'dür. Köyde elektrik, su ve telefon þebekesi bulunmaktadýr.Köyün ulaþýmý son derece kolaydýr. Köy dað eteðine kurulmuþtur. Ýþsizlik sebebiyle köyden özellikle komþu il Gaziantep'e göçler olmaktadýr.

Köy, daðlýk bir alana kurulu olduðundan köyde tarým ve hayvancýlýk yapýlmaktadýr. Arazi kurak olduðu için buðday, arpa, mercimek vb. ürünler yetiþtirilir .Daðlýk arazi nedeniyle daha çok küçükbaþ hayvancýlýk yapýlýr.

 MAKSUTUÞAÐI  

Maksutuþaðý Köyü; Kahramanmaraþ-Gaziantep yolu üzerinde, Aksu Köprüsü'nün  5 km batýsýna düþmektedir. Güneyinde Aslanbey, batýsýnda Sofular köyleri bulunmaktadýr. Köy, küçük bir tepe üzerine kuruludur.

Köy halkýnýn çoðu yurt dýþýnda çalýþmakla beraber, köyle baðýntýlarý devam etmektedir. Köy halkýnýn geçimi çiftçilik üzerinedir. Geniþ ve verimli bir ovaya sahip olan köyde; baþta pamuk, þekerpancarý ve buðday olmak üzere çeþitli tarým ürünleri yetiþtirilmektedir. Köylüler ihtiyaçlarýný -yakýnlýðý nedeniyle- daha çok Narlý Kasabasý'ndan karþýlarlar.

Köyün elektrik, su, telefon ve ulaþým sýkýntýsý yoktur.

Köyün ilk sakinleri Horsan'dan önce Elbistan'a, daha sonra ise bu bölgeye gelerek yerleþmiþlerdir Köye ilk yerleþenin Maksut adýnda birinin oðlu olduðu ve köyün adýnýn da buradan geldiði söylenmektedir.

Daha önceleri çok kalabalýk olan köyün, sürekli olarak Avrupa'ya göç vermesi nedeniyle nüfusu iyice azalmýþtýr. Bugün köyde genç yok denecek kadar azdýr. Yurt dýþýna giden gençler ülkelerine dönememelerine raðmen burayla baðlarýný koparmamýþlardýr. Bu yüzden köyün refah düzeyi oldukça yüksektir.

MEMÝÞKAHYA  

Köy; ilçenin güneydoðusunda, ilçeye yaklaþýk 5 km uzaklýkta bir daðýn yamacýna kurulmuþtur. Damlataþ (Kurtdere), Ýncirli ve Gözlügöl köyleriyle komþudur. 670 kiþilik nüfusu olan köyün; okulu, elektrik, telefon ve su þebekesi mevcuttur.

Bu yerleþim biriminin yaklaþýk 300 yýl önce Malatya'dan gelen bir aile tarafýndan kurulduðu söylenmektedir.

Ekonomik durumu genelde iyi olan köyün, baþlýca geçim kaynaðý çiftçilik ve hayvancýlýktýr. Yurt dýþýnda çalýþan insanlar da köy ekonomisine  önemli katkýlar saðlamaktadýr. Gençlerin yurt dýþý hevesleri eðitimi olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrýca, eskiden var olan yayla kültürü de terk edilmiþtir.

Halka mal olmuþ ve herkesçe bilinen, adý türkülere konu olmuþ "Merik" adlý kadýnýn akrabalarýnýn bir kýsmý bu köyde oturmaktadýr. Hatta bu konuyla ilgili araþtýrma yapmak isteyen bir uzman ekip köye gelmiþ ama yeterli malzeme bulunmadýðý için geri dönmüþtür.

 MEZERE  

Ýlçenin güneyinde Karadaðý'nýn eteklerine kurulu, ilçeye 23 km uzaklýkta, 528 kiþilik nüfusa sahip bir köydür. Köyün; doðusunda Turunçlu ve Mülk köyleri, batýsýnda Ufacýklý, Kýzkapanlý ve Çopurlar köyleri,  kuzeyinde Sadakalar, güneyinde Höcüklü ve Mahkenli köyleri bulunmaktadýr. Daðlýk bir bölgeye kurulu olan köyden, son zamanlarda geçim sýkýntýsý nedeniyle  göçler baþlamýþtýr. Köy, yaklaþýk 150-200 yýl kadar önce kurulmuþtur.

Köyün en önemli geçim kaynaðý hayvancýlýktýr. Daha çok küçük ve büyükbaþ hayvancýlýk yapýlmaktadýr. Arazi yapýsý taþlýk ve engebeli olduðu için tarýma pek elveriþli deðildir. Bundan dolayý halk fakir durumdadýr. Mevsimlik olarak amelelikle geçinenler de vardýr.

Köyde dikkat çeken en önemli yapý, köyün  güneyinde bulunan Paþa Maðarasý'dýr.

 NARLI ÇERKEZLER   

Eski Narlý Köyü, Pazarcýk'ýn  batýsýnda olup, ilçeye uzaklýðý 17 km'dir

Doðuda Aksu Çayý ve Nefsi Doðanlý Köyü, Dehliz Köyü; kuzeyde Davutlar, Söðütlü ve Demirciler köyleri, kuzeybatýsýnda Karahasanlar Köyü ile Haydarhöyük Mezrasý, güneyde Narlý Kasabasý bulunmaktadýr. Köyün batýsýndan Gaziantep-Kahramanmaraþ, doðusundan ise Adýyaman-Malatya-Pazarcýk karayolu geçmektedir. Ayrýca  güneyinden Narlý -Malatya, Narlý-Gaziantep demiryolu geçmektedir.

Etrafý hafif yükseltilerle çevrili olan köy, batýya doðru uzanan ovalýk ve tarýma elveriþli bir arazi üzerine kurulmuþtur.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. 320 nüfuslu köyün tarýma elveriþli 5000 dönüme yakýn arazisi vardýr. Bunun büyük bir kýsmý sulak arazidir.

Genellikle pamuk, þeker pancarý, mýsýr,ayçiçeði, buðday, arpa, soya fasulyesi ve sebze köy halkýnýn baþlýca yetiþtirdiði ürünlerdir. Köyde büyükbaþ hayvancýlýk da yapýlmaktadýr.

Köyün yaþlýlarýndan alýnan bilgilere göre; Eski Narlý Köyü kurucularý Ýsa Ümit, Musa Ümit, Kavas Ahmet, Abdurrahim Ümit, Hatice Hatun, Selamet Gerek ve Ahmet Kýzýltav adlý kiþiler Çerkez soyludur. Bu insanlar mahiyetlerindeki yakýnlarýyla birlikte Kafkasya'dan göç ederek buraya yerleþmiþler. Kýsa zamanda çevreden köye bazý göçler olmuþ ve köy 300 hanelik bir yerleþim birimi haline gelmiþtir. Bu insanlarýn Kafkasya'dan buraya nasýl geldikleri, hangi yýlda geldikleri kesin olarak bilinmemektedir. 300 haneli bu köy (Eski Narlý Köyü - adýnýn ne zaman verildiði belli deðil.) öldürücü ve salgýn bir hastalýk sonucu nüfus azalmasýna maruz kalmýþtýr. Hemen hemen köy nüfusunun dörtte üçü telef olmuþtur. Halk korkuya ve paniðe kapýlarak yeni yurtlarý (Eski Narlý Köyü'nden) göç etmeye baþlamýþ ve böylece nüfus daha da azalmýþtýr. Salgýndan sonra Ahmet Kýzýltay, Has Polat Kadir, Zengin Mahmut, Bisila Ahmet ve adlarýný sayamadýðýmýz bazý insanlar köyde yaþamaya devam etmiþlerdir. O insanlardan bugüne Eski Narlý Köyü 320 nüfuslu ve 50 haneli bir yerleþim birimi olarak varlýðýný sürdürmektedir. Köy halkýnýn bir kýsmý da kendilerine daha iyi yaþama imkanlarý saðlamak amacýyla Mersin, Kahramanmaraþ, Adana, Gaziantep illerine göç etmiþlerdir.

 NEFSÝDOÐANLAR 

Köyün; güneybatýsýnda Narlý Kasabasý, kuzeybatýsýnda Narlý Çerkezler, kuzeyinde Aksu Çayý, doðusunda Yolboyu, güneyinde ise Salmanýpak köyleri bulunmaktadýr.

Köy, ovalýk bir alana kuruludur. Özellikle yanýbaþýnda Kartalkaya Barajý'nýn bulunmasýndan dolayý köy arazileri suludur. Buna baðlý olarak köyde en çok pamuk baþta olmak üzere mýsýr, þeker pancarý, ayçiçeði, buðday, arpa gibi ürünler yetiþtirilir. Hayvancýlýk ise bir geçim kaynaðý olmaktan ziyade herkes ihtiyacýný karþýlayacak kadar büyükbaþ hayvan besler. Köy halkýnýn büyük çoðunluðu yurt dýþýndadýr. Gerek yurt dýþýnda bulunan insan sayýsýnýn çok olmasý, gerekse tarým arazilerinin sulu ve verimli olmasýndan dolayý  köyün ekonomik durumu oldukça iyidir.

Köy, coðrafi konum olarak da Kahramanmaraþ-Gaziantep-Malatya yolu üzerindedir. Bundan dolayý ulaþým problemi yoktur.  

 OSMANDEDE  

Pazarcýk ilçesinin güneyinde, Narlý ve Evri kasabalarý arasýndadýr. Osmandede Köyü'nün doðusunda Eðlen ve Çiçek köyleri, batýsýnda Cennetpýnarý, kuzeyinde Karaçay, güneyinde ise Ördekdede bulunmaktadýr. 

Ali Cenani Bey'in notlarýnda þu satýrlar okunmaktadýr:

"Ailemizi kuran ve bu çevrede büyük ün kazanan Þeyh Osman Semerkandi'ye birçok saygýn kiþiler mürit olmuþ, özellikle o zaman Pazarcýk'ta göçebe olarak bulunan Türk oymaklarýndan Elbeyliler ona baðlanarak Pazarcýk'ta oturmalarýný rica etmiþ olduklarýndan, Alaeddevle'nin de uygun bulmasýyla evini Pazarcýk'a götürmüþ. Sultan Alaeddevle burada bir tekke yaptýrarak kendi vakfý gelirinden bu tekke için gerekli ödemeyi adamýþtýr. Bu konu Alaeddevle Vakfiyesi'nde açýklanmýþtýr. Osman Semerkandi Pazarcýk'taki tekkesinde bilim ve erdemiyle kamunun sevgisini kazanmýþtýr. 940'ta (M.1533) ölümüyle yerine oðlu Þeyh Ahmet geçmiþtir."

Eskiden Dibekhöyük adýyla anýldýðý anlaþýlan Osmandede Köyü'ndeki türbe; bostan evciði büyüklüðünde bir kulübedir. Kapýsý saðlam ve kilitli olup anahtarý köy muhtarýnca saklanmaktadýr.Türbenin içinde yeþillerle örtülü bir sanduka bulunmaktadýr. Ne içinde ne de dýþýnda hiçbir yazý ve kitabe yoktur.

Her tarikat ulusu için olduðu gibi Osman Semerkandi hakkýnda da efsane niteliðinde söylentiler bulunmaktadýr. Bunlar "Nizamü'l-Leal Üzerine Tamamlayýcý Bilgiler" adlý kitapta yer almaktadýr. Buna göre:

"Osman Semerkandi Maraþ'ta ölünce cenazesini yýkayan din adamýnýn hakkýnda ileri geri söz etmesi üzerine teneþirden fýrlayýp uçmuþ, Pazarcýk'taki Osmandede Köyü'ne inmiþtir."  

Osmandede Köyü, adýný Kain Osman Dede'den almýþtýr. Köyün tarihini belirten en önemli belge  29 Rebi-ul-evvel 1330 yýlýna ait padiþah tuðrasýný taþýyan bir beraattýr.

 Bu yýllarda köye, Alaüddevle Bey evkafýndan, Kain Osman Dede Zaviyesi kurulmuþtur. Ölümünden sonra da Osman dedeye ait türbe yaptýrýlmýþtýr. Ayrýca Kahramanmaraþ müzesinde bu zaviyeye ait birçok eþya bulunmaktadýr. Bu belge -yani padiþahýn beraatý- Osmandede Köyü'ndeki türbede bulunmaktadýr.

Köyde "lokma" adý verilen farklý bir gelenek vardýr. Lokma: Halkýn adaklarýný "Osmandede Zaviyesi" þimdiki adýyla "Ummandede" adý verilen yerde yerine getirmeleridir. Halk kendi gücüne göre çeþitli adaklar adar. Bu adaklar: kurban kesme, tatlý, þeker ve yemek ikramý.

Genelde yemekler Ummandede'de yapýlýr. Senenin bazý günlerinde köy halký burada toplanýr, köyün yaþlýlarý ve ileri gelenleri aracýlýðý ile küskünler ve dargýnlar barýþtýrýlýr. Yemekler yendikten sonra  sohbet edilir.

Kurban ve Ramazan Bayramlarýnda herkes kendi evinde yaptýðý yemekleri, Salman Dede'nin evi diye adlandýrýlan ve tarihi geçmiþi olan bu eve getirir. Burada bütün köy halký toplanýr. Önce dargýnlar ve küskünler barýþtýrýlýr. Dargýnlýk ve küskünlüðün doðru olmadýðý anlatýlýr. Neþe içerisinde yemekler yenir, köye ait eski hikaye ve olaylar anlatýlýr.

Osmandede Köyü geniþ ve düz bir arazi üzerindedir. Topraklarý oldukça verimlidir.Köyün baþlýca geçim kaynaðý çiftçiliktir. Köyde genelde sulu tarým yapýlmakta ve tarým modern araçlarla yapýlmaktadýr. Genellikle buðday, mýsýr, pamuk ve þekerpancarý yetiþtirilir. Az da olsa hayvancýlýk da yapýlmaktadýr.

ÖRDEKDEDE 

Kuzeyinde Osmandede, güneyinde Evri Kasabasý, doðusunda Hanobasý, güneydoðusunda Çöçelli, kuzeydoðusunda Eylen, Çiçek, ve  Dedepaþa, batýsýnda Bezolar, Pulyanlý, Cennetpýnarý köyleri bulunmaktadýr. Köy, ovalýk bir alana kurulmuþtur. Geniþ ve verimli topraklara sahip olan Ördekdede Köyü, 36 bin dönüm arazisi ile civar köylere nazaran en fazla topraða sahip olan köydür.

Köy, adýný sürekli olarak ördek avlayan Ýbrahim isimli bir avcýdan almýþtýr.Ördek avýna merakýndan dolayý avcýya "Ördeklerin Dedesi" adý verilmiþtir. Zamanla buraya yerleþen halk þimdiki yerleþim merkezine "Ördekdede" adýný vermiþtir. Avcýnýn mezarý da köyün içine yapýlarak ziyaret haline getirilmiþtir.

Aslen Horasanlý olan köy halký bir dönem, yaþanan kýtlýk nedeniyle Karabýyýklý civarýnda göçebe bir hayat sürmüþtür. Daha sonra da þimdiki köy yerine yerleþmiþlerdir. Daha önce köy, Hýrlak isminde bir  Ermeninin elindeymiþ.

1970'te yaþanan deprem sonrasý bazý aileler Kahramanmaraþ ve Gaziantep'e göç etmiþlerdir.

Köyde yaklaþýk olarak 1200 nüfus bulunmaktadýr. Nüfusun çoðunu kadýnlar oluþturmaktadýr. Kýþ aylarýnda þehre gidenlerle azalan nüfus, yaz aylarýnda tekrar artmaktadýr.

 PAYAMLIBAÐ  

Kuzeydoðusunda Soku, batýsýnda Karaaðaç, güneydoðusunda Þallýuþaðý köyleri bulunmaktadýr. Köy, ilçenin kuzeydoðusunda ve ilçeye 17 km uzaklýktadýr. Etrafý daðlýk alanlarla çevrili olan köyün, güneyinden Aksu Çayý geçmektedir.

Adýný köyde çokça bulunan  payam (çaðla) aðacýndan almaktadýr. Halkýn geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Sulu alanlarda genellikle pamuk yetiþtiriciliði ve sebzecilik yapýlmaktadýr. Kýraç bölgelerde buðday, arpa, mercimek, nohut ekiminin yanýnda kýsmen de baðcýlýk yapýlmaktadýr. Geçim kaynaklarý arasýnda yurtdýþýnda çalýþanlarýn katkýlarý da önemli bir yer tutar.

 SADAKALAR   

Ýlçenin doðusunda yer alýr. Ýlçeye uzaklýðý 20 km'dir. Doðusunda Ketiler, Güneydoðusunda Turunçlu köyleri, batýsýnda Kömeçler,  kuzeyinde Çöçenþýholar , güneyinde Çelik obalarý bulunmaktadýr. Köy daðlýk bir alana kurulmuþtur. Köye baðlý dört oba vardýr. Bunlar: Çelik, Guttalar, Kömeçler ve Çöçenþýholar obalarý.

Köy; Elbistan tarafýndan, sadaka toplamak için gelen bir kiþi tarafýndan kurulmuþtur.Adýný da bu olaydan almýþtýr. Kurtuluþ Savaþý yýllarýnda köy, Adýyaman-Gölbaþý Ýlçesi'nin Çelik Köyü'ne göç ettirilmiþtir. Cumhuriyet'in ilanýndan sonra tekrar köylerine dönmüþlerdir.

Köy halký küçükbaþ hayvancýlýk yanýnda Antep fýstýðý üreticiliði de yapýlýr. Köyde su fazla olmadýðýndan yaz mevsiminde yaylalara gidilir, kýþ mevsiminde ise tekrar köye dönülür. Ancak köye su gelmesiyle birlikte yerleþik hayata geçilmiþtir.

 SAKARKAYA  

Ýlçeye uzaklýðý 44 km olan köy, engebeli bir alana kurulmuþtur. Doðusunda Küçükören, kuzeyinde Küçüküngün, kuzeydoðusunda Göynük köyleri ile güneyinde Kýsýk Obasý yer almaktadýr.

Doðusundan Aksu Irmaðý, güneyinden Kýsýk Çayý geçmektedir. Etrafý mazý ve ardýç aðaçlarý ile kaplýdýr. Köyün etrafýnda bulunan tepelik arazilerde üzüm baðlarý, fýstýk aðaçlarý , ceviz bahçeleri ve elma bahçeleri bulunur. Köyde tarým önemli bir geçim kaynaðýdýr. Baþlýca yetiþtirilen ürünler: domates, þeker pancarý, buðday, arpa, nohut ve fasulyedir. Kendi ihtiyaçlarýný karþýlamak için patlýcan, biber, yeþil fasulye vb. sebzeler de yetiþtirilir.

Köye bu isim, Sakarýn Daðý'ndan esinlenerek verilmiþtir. Köyde  ilköðretim okulu ve saðlýk evi mevcuttur.      

Kýsýk; Sakarkaya Köyü'ne baðlý, arkasýnda Kandýl daðý ile dikkat çeken bir obadýr. Derin bir vadinin içinde yer alýr. 60 civarýnda nüfusu vardýr. Genellikle aðaçlarla kaplýdýr. Sakarkaya'ya 3, Pazarcýk'a da 18km uzaklýktadýr. En önemli geçim kaynaklarý, tarým ve hayvancýlýktýr. Genellikle büyükbaþ hayvan beslenir. Tarým ürünlerinden; buðday, arpa, fasulye, ceviz, nar, þekerpancarý ve üzüm yetiþtirilir.

 SALMANIPAK  

Kuzeyinde Bölükçam, batýsýnda Narlý Çerkezler ,doðusunda Memiþkahya köyleri bulunan köyün,  güneyi daðlarla kaplýdýr.

Köyün kuruluþu 1920'lere dayanmaktadýr. Mulla Seydo ile Çeko Ali tarafýndan kurulmuþtur.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Baþlýca yetiþtirilen ürünler: buðday, arpa, pamuk, nohut, mercimek ve mýsýrdýr. Köyde az da olsa baðcýlýk da yapýlýr.

Köy, ismini köyde türbesi bulunan Salmanýpak adýnda bir zattan almaktadýr. Bu türbenin tarihi bilinmemektedir. Türbeye sýk sýk ziyaretler olmaktadýr. Bu türbenin yüzyýllar öncesine dayandýðý söylenmektedir.

 SALMANLI

Ýlçeye 17 km uzaklýkta, daðlýk bir arazi üzerine kurulu olan köyün; kuzeyinde Çopurlar Obasý, doðusunda Kuzkent, güneyinde Karahasanlar ve batýsýnda Ýncirlipýnar köyleri bulunmaktadýr..

Köydeki yaþlýlardan edinilen bilgilere göre köyün tarihi 1850-1900 yýllarýna dayanmaktadýr. Köyün ismi o dönemde köye gelen Salman isimli bir derviþ tarafýndan verildiði sanýlmaktadýr. 350 kiþinin yaþadýðý köyde okul, cami ve saðlýk evi vardýr.

Köyün geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Yetiþtirilen ürünler arasýnda: buðday, arpa, nohut, sarýmsak, pamuk ve Antep fýstýðý yer almaktadýr. Köyde bulunan tren istasyonu köy halkýnýn hem ulaþýmýný kolaylaþtýrmýþ hem de onlara iþ imkanýný saðlamýþtýr.

Kahramanmaraþ-Gaziantep-Adýyaman üçgeninde yer alýr. Araban-Pazarcýk yolu üzerinde bulunmaktadýr.

Köyün tarihi Dulkadiroðullarý Beyliði'ne kadar dayandýrýlmaktadýr.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Tarým kuru olarak yapýlmaktadýr. Ancak köyün 3 km güneyinden geçen Fýrat'ýn kolu Karasu Çayý çevresinde az miktarda sulu tarým yapýlmaktadýr.

Yetiþtirilen baþlýca tarým ürünleri: arpa, buðday, mercimek, pamuk ve nohuttur. Bunlarýn yaný sýra az da olsa Antep fýstýðý, kavun ve karpuz üretimi de yapýlmaktadýr. Baðcýlýk hastalýk nedeniyle tükenmeye yüz tutmuþtur.

Köyde tarihi tam olarak bilinmeyen yer altý mezarlarý bulunmaktadýr. Bu mezarlarýn kimlere ait olduðu bilinmemekle beraber Türk-Ýslam tarihiyle ilgisinin olmadýðý belirtilmektedir. Yine bu mezarlarla ilgili olduðu sanýlan, köyün kuzeybatý istikametinde harabe þeklinde yerleþim yeri kalýntýlarý bulunmaktadýr. Bu harabelerden ve civarýnda topraktan yapýlma ev eþyalarý bulunduðu köy sakinlerince dile getirilmektedir. Yine buralarda derin su sarnýçlarý bulunmaktadýr.

SARIERÝK 

Yaklaþýk 200 yýllýk tarihi olan köy, Süleymanlý Aþiretine mensuptur. Hayvancýlýkla geçinen köylüler, yaz aylarýnda Kýzýlkaya, Milcan, Binboða, Engizek yaylalarýna göçer. Kýþ aylarýnda ise köye tekrar dönülür. Yerleþik hayata geçildikten sonraysa hayvancýlýðýn yerini tarým almýþtýr. Yetiþtirilen baþlýca tarým ürünleri; pamuk, þekerpancarý, mýsýr, ayçiçeði vs.

SARIL  

Köy, Akdeniz ile Güneydoðu Anadolu bölgelerinin kesiþtiði yerde ve Kahramanmaraþ, Gaziantep, Adýyaman üçgeninde kuzeyde Bozdaðlar, güneyde Karadaðlarla çevrili Araban Ovasý'nýn kuzeybatýsýnda yer almaktadýr.

Araban-Pazarcýk yolu üzerinde bulunmaktadýr.

Köyün tarihi çok eskilere dayanmaktadýr. Anadolu Selçuklularýn daðýlmasý ile ortaya çýkan beyliklerden Dulkadiroðullarý Beyliði'ne kadar dayanmaktadýr.     

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýktýr. Sulama suyunun yetersizliðinden dolayý köyde daha çok kuru tarým yapýlmaktadýr. Ancak köyün 3 km güneyinden geçen Fýrat'ýn kolu Karasu çevresinde az miktarda sulu tarým yapýlmaktadýr.

Baþlýca tarým ürünleri; arpa, buðday, mercimek, pamuk ve nohuttur. Bunlarýn yaný sýra az da olsa Antep fýstýðý, kavun ve karpuz üretimi de yapýlmaktadýr. Baðcýlýk geçmiþ yýllarda görülen hastalýk nedeniyle tükenmeye yüz tutmuþtur.

Hayvancýlýk, otlatma usulü ile yapýldýðýndan verim düþük ve kalitesizdir .Baþlýca beslenen hayvanlar; koyun, keçi ve melezleþtirilmiþ sýðýr cinsidir. Hayvan ürünlerinin deðerlendirilmesi için örgütlü bir kuruluþ yoktur. Köylülerin kendi imkanlarýyla yoðurt ve peynir olarak sütü deðerlendirip ilçede sattýklarý görülür. Etini ise arada dolaþan celeplere satmaktadýrlar.                 

 Köyde tarihi eser olarak kuzeydoðu ve kuzeybatýda tarihi tam olarak bilinmeyen mezarlar bulunmaktadýr. Yine bu mezarlarla ilgili olduðu sanýlan, köyün kuzeybatý istikametinde harabe þeklinde kalýntýlar bulunmaktadýr. Bu harabelerde ve civarýnda topraktan yapýlma ev eþyalarý bulunduðu köy sakinlerince dile getirilmektedir.

Yine buralarda derin su sarnýçlarý bulunmaktadýr. Ayrýca köy mezarlýðýnda Cumhuriyet'in ilk yýllarýnda yaþadýðý belirlenen bir zatýn türbesi bulunmaktadýr.           

 Köyde okul, 1953 yýlýnda bir derslik ve bir lojman olarak inþa edilmiþtir.1960'lý yýllarda bu binaya bir derslik daha ilave edilmiþtir. 1980 yýlýndan sonra prefabrik  olarak bir derslik ve bir lojman yapýlmýþtýr. 1992 yýlýnda bu bina yýkýlarak yerine þimdi eðitim-öðretimin yapýldýðý üç derslikli yeni bir bina inþa edilmiþtir. 1993 yýlýnda bu binanýn üzerine dört derslik, iki yönetim odalý, bir salonlu olmak üzere ikinci kat ilave edilmiþtir. Ýkinci kat 1997 yýlýndan sonra kullanýlmaya baþlanmýþtýr.

   Sarýl Ýlköðretim Okulu eðitim-öðretime halen bu binada devam ettirmektedir.

SEYRANTEPE  

Kahramanmaraþ-Gaziantep karayolunun kuzeyinde ormanlýk bir alanda kurulmuþtur. Kuzeyi daðlarla kaplý olduðu için köyün yerleþimi, doðu ve batýya olmak üzere iki yöne doðru ilerlemiþtir. Köyün merkezinin þehirlerarasý karayoluna 1.5 km uzaklýðý bulunmaktadýr.

1985 yýlýna kadar Doðanlýkarahasan  Muhtarlýðý'na baðlý olan köy, "Topaluþaðý" olan adýný Seyrantepe Köyü olarak deðiþtirmiþtir.

Köy halkýnýn önce Horasan'dan Elbistan'a; oradan da bugünkü yerine geldikleri söylenir.

Ýlk önceleri köylünün geçimi tarým ve hayvancýlýk iken, yurtdýþýna yoðun göçlerden sonra köyün en önemli geçim kaynaðý yurt dýþýndan gönderilen dövizler olmuþtur.

Tarýmla uðraþanlar buðday, arpa ve biber yetiþtirirler.

 SOKUMÝLYANLI  

Sokumilyanlý Köyü; Pazarcýk'ýn kuzey doðusunda, Pazarcýk'a 24 km uzaklýkta yer almaktadýr. Köyün kuzeybatýsýnda Kandil daðý ve güneybatýsýnda ise Musolar Köyü vardýr. Sokumilyanlý Köyü, bulunduðu yer itibariyle Pazarcýk'tan daha yüksektir.

Sokumilyanlý Köyü kesin tarihi bilinmemekle beraber yaklaþýk 200 yýl kadar önce Tapan isminde biri tarafýndan kurulmuþtur. Köy halkýnýn aslý Ýran-Horasan'dan  gelmiþtir. Sokumilyanlý Köyü kurulduðu yer itibariyle geniþ topraklara sahiptir. Ama bu topraklarda sadece susuz tarým yapýlmaktadýr. Köyde buðday, arpa, nohut ve mercimek yetiþtirilmektedir. Tarýmýn yanýnda az da olsa hayvancýlýk yapýlmaktadýr.

Köy halkýnýn büyük bir kýsmý da yurtdýþýnda çalýþmaktadýr.

SÖÐÜTLÜ 

Yüksek bir tepe üzerine kurulu olan köyün, kuzey tarafý yüksek tepelerle, doðusu çam ormanlarýyla kaplýdýr. Batý tarafýnda  Davutlar Köyü bulunmaktadýr. Köyün arazisi susuz ve kýraçtýr.

 Köyün ilk sakinleri Elbistan Yaylasý'nýn Þerbet ve Erbucak mevkiinden gelen Tatar ve Hallaç aileleridir.

Köyde küçükbaþ hayvancýlýk ve arazinin kýraç olmasýndan dolayý hububat ekimi yapýlmaktadýr. Köyde krom madeni de bulunmaktadýr.

SULTANLAR 

Pazarcýk'ýn 21 km güneyinde, kayalýk ve taþlýk bir arazi üzerinde kurulmuþtur. Deniz seviyesinden yüksekliði Pazarcýk'la aynýdýr. Orman yönünden çok fakirdir. Yer yer çalýlýklar bulunmaktadýr. Köyün kuzeyinde Kuzkent ve Kelleþ, doðusunda Yiðitler köyleri, batýsýnda Beþçeþme, Cimikan ve Abdullah Obasý bulunmaktadýr. Araziler susuz ve verimi düþüktür.

Köye ilk defa 1900'lü yýllarda Sultan isminde bir kadýn ve çocuklarý yerleþmiþlerdir. Karatezek Köyü'nün mezrasý iken, Karatezek Gaziantep'e baðlanmýþ; Sultanlar ise Pazarcýk'a baðlý kalmýþtýr.

Köyün ilk yerleþim yeri "Tatkuyu" denilen yerdir.

Tatkuyu'nun doðusunda maðaralardan yapýlmýþ beþ tane mezar bulunmaktadýr. Köyün güneyinde Halep'e giden döþeme taþtan yapýlmýþ eski kervan yolu vardýr. Köy Gaziantep'e göç veren bir köydür.

Köyün bütün iliþkileri Gaziantep'le olup, Pazarcýk'a sadece resmi iþler için gidilir. Köyün iki derslikli bir okulu, camisi, saðlýk evi ve okul lojmaný bulunmaktadýr. Köyün içme suyu sorunu halledilmiþtir. Köyün eðitim seviyesi oldukça düþüktür. Özellikle kýz çocuklarýný okutma konusunda isteksiz davranmaktadýrlar. Ancak son zamanlarda eðitime verilen önem artmýþtýr.

Köyün tarýma dayalý bir ekonomisi vardýr. Fakat arazilerin susuz olmasý nedeniyle yýlda sadece bir ürün alýnmaktadýr. Bunun yanýnda köy koruculuðu ve DDY iþçiliði de köyün geçim kaynaklarý arasýndadýr.

 Köyün sosyal yaþantýsý yörenin bütün özelliklerini göstermektedir.

ÞAHÝNTEPE  

Köyün ilçeye uzaklýðý 15 km'dir. Doðusunda  kendi obasý olan Beyleruþaðý, batýsýnda Tetirlik, kuzeyinde Büyüknacar Kasabasý, güneyinde ise Aksu Çayý bulunmaktadýr.

Yeni bir yerleþim birimi olan köyün,  70-80 yýllýk bir geçmiþi vardýr.

Tarým, köyün baþlýca geçim kaynaðýdýr. Ürün olarak: arpa, buðday, soðan, sarýmsak;  sulu yerlerde domates ve kýrmýzý biber yetiþtirilmektedir. Az miktarda büyük ve küçükbaþ hayvancýlýk yapýlmaktadýr.

Köyde eskisi kadar olmasa da düðün, niþan gibi eðlencelerde çalgýcýlýk yapan aileler de vardýr.

ÞALLIUÞAÐI  

Ýlçeye uzaklýðý 17 km  olan köyün; doðusunda Akçalar Köyü, batýsýnda Çöçen Obasý, kuzeyinde Payamlýbað Köyü  bulunmaktadýr.

Ýki kayalýk tepe arasýnda yer alan köy, engebeli bir yapýya sahiptir. Arazisi aþýnmaya müsaittir. Aksu Çayý, Payamlýbað ve Þallýuþaðý  köyleri arasýnda doðal bir sýnýr oluþturmuþtur.

Köyde ilk yerleþim, keklik avýna meraklý üç kiþinin Büyükpýnar mevkiinden gelerek, buraya evsin (avcýlarýn pusu için yaptýklarý sýðýnak)  kurmalarý ve bir müddet sonra da ailelerini buraya getirmeleriyle baþlamýþtýr.

Köyün kuzeyinde bulunan Köroðlu Kalesi'nin tarihi hakkýnda bilgi yoktur.

Köyde tarým ve hayvancýlýk geçim kaynaklarýndandýr. Köy ekonomisine yurt dýþýnda çalýþanlarýn da  önemli katkýlarý vardýr.

 TAÞDEMÝR  

Köy, Pazarcýk'ýn tam doðusunda olup, ilçeye 30 km uzaklýktadýr. Pazarcýk-Gölbaþý karayolunun 33. kilometresinden saða dönülüp  Yumaklýcerit Kasabasý'ndan geçilerek köye gidilir.

Batýsýnda Tilkiler, kuzeyinde Yumaklýcerit Kasabasý, doðusunda Tilkiler Köyü'nün Hallolar Obasý, güneyinde ise Harmancýk Köyü bulunmaktadýr.

Köyün yaklaþýk 150- 200 yýllýk bir geçmiþi olduðu bilinmektedir.

Köy halký geçimini tarým ürünleri yetiþtirerek ve hayvancýlýk yaparak temin eder. Kuru tarýma dayalý olarak buðday, mercimek, nohut, arpa ekimi ve baðcýlýk yapýlmaktadýr. Az da olsa Antep fýstýðý da yetiþtirilir. Verim çok düþüktür. Baðlarda kurutmalýk üzüm yetiþtirilir.

Köyün görünümü ilginçtir. Evleri birbirlerine çok yakýn, yapýþýk ve kerpiçtendir.

Köyde acý  ve  kireçsiz - sanki sabunluymuþ gibi - bir su kaynaðý bulunmaktadýr. Bu su ile yapýlan temizlikte deterjana ihtiyaç duyulmamaktadýr. 

TETÝRLÝK  

Ýlçenin 5 km kuzeyinde, en güzel köylerinden biridir. Kartalkaya Barajý manzarasýna hakimdir. Hacýosman Çiftliði diye bir obasý vardýr. Nüfusu 1279'dur.

Tarihi yaklaþýk 150- 200 yýl öncesine dayanan köyün, ilk sakinlerinin bir kýsmý Atmalý  Aþiretindendir. Diðer kýsmý da Elbistan'dan gelmiþtir.

Gelenek ve göreneklerine baðlý, sosyal aktivitelerin yoðunlukta olduðu bir köydür. Köyde çalgýcýlýk bir sanat halinde sürdürülmektedir. Bu çalgýcýlar yörenin düðünlerinde aktif rol alýrlar.

Tetirlik Köyü'nün geçim kaynaklarý hayvancýlýk ve kuru tarýma dayalýdýr.

Köy, daðlýk arazi üzerinde kurulu ve çam ormanlarýyla kaplýdýr.  

Kuzeyinde  Çamlýca, güneybatýsýnda, Çiçekalan, kuzeydoðusunda  Karataþlýk, doðusunda, Çiftlik köyleri bulunmaktadýr. Köy, engebeli bir arazi üzerine kurulmuþtur. Kuzeyi daðlýk bir bölge olan obanýn, güneyinde ise Kartalkaya Barajý vardýr. Obanýn ilçeye uzaklýðý 17 km'dir. 

Toprak tarýma pek elveriþli deðildir. Arazi genellikle kýraçtýr. Su olmamasý nedeniyle sulu tarým yapýlamamaktadýr.

Tek mesire yeri de kuzeyde bulunan ziyarettir.

Obanýn tarihi çok fazla eskiye dayanmaz. Buranýn iyi bir av bölgesi olmasý halkýn buraya yerleþmesine sebep olmuþtur.

Obada bulunan evlerin çoðu topraktan ve taþtan olmakla beraber, fakat son zamanlarda beton evlerin sayýsý artmaktadýr. Nüfus oldukça yoðundur.  Her ailede ortalama altý kiþi yaþamaktadýr.

Gelenek ve görenekler büyük ölçüde yaþatýlmaktadýr.

Obanýn baþlýca geçim kaynaðý inþaat iþçiliðidir. Oba gençlerinin hemen hepsi birer inþaat ustasýdýr. Bunun yaný sýra tarým ve hayvancýlýk da yapýlmaktadýr. Çalgýcýlýk da obanýn geçim kaynaklarýndandýr.

Ailelerin gelir düzeyleri oldukça düþüktür. Obada saðlýk ocaðý bulunmamaktadýr. Suyun kirli olmasý hastalýklara sebep olmaktadýr.

TÝLKÝLER

Pazarcýk-Gölbaþý ve Araban üçgeninde kurulan, on obadan oluþan köyün, geçmiþi çok eskilere dayanýr. Güneyinde Yukarýmülk ve Ganidaðý Ketiler, kuzeyinde Kizirli ve Akçalar, doðusunda  Harmancýk ve Taþdemir köyleri bulunmaktadýr. Arazi yapýsý oldukça daðlýk ve engebelidir.

Tilkiler, ekonomik nedenlerle 1970'li yýllardan bu yana sürekli göç vermektedir. Köyün en önemli geçim kaynaðý hayvancýlýk ve Antep fýstýðý yetiþtiriciliðidir

Tilkiler Köyü'nde dikkat çeken bir baþka özellik de eðitim-öðretime verilen önemdir. Türkiye'nin çeþitli yerlerinde görev yapmakta olan çok sayýda insaný vardýr.

TURUNÇLU  

Ýlçenin güneydoðusunda ve ilçeye 32 km uzaklýkta, 83 nüfuslu, küçük ve þirin bir köydür. Köyün yerleþim yeri daðlýktýr.

Yaklaþýk 150 yýllýk bir geçmiþi vardýr. Köy halký Atmalý Aþiretine baðlýdýr.

Turunçlu'nun geçim kaynaðý hayvancýlýða dayanýr. Bu nedenle yakýn bir süreye kadar göçebe bir hayat yaþamaktaydýlar. Ekonomik sebeplerle  yurt dýþýna yoðun göçler yaþanmaktadýr. Ormanlýk bir alanda kurulu olan köyün, doðal görünümü oldukça güzeldir.

UFACIKLI  

Doðusunda Mezere ve Turunçlu,  batýsýnda Arapmulla, Çopurlar,  kuzeyinde Memiþkahya, Ýncirli güneyinde ise Eðrice köyleri bulunmaktadýr. Dört tarafý daðlarla çevrili olan köy, yaklaþýk 20 bin dekarlýk ovanýn kuzeyinde kurulmuþtur.

Köy ve çevresi kara taþlarla kaplýdýr. Karataþlýk olarak da anýlmaktadýr. Ýlçeye 18 km, Gaziantep'e 45 km'dir.

Eski adý "Aladinek" olan köy, Pazarcýk Ýlçesi'nin ilk kurulduðu yerdir. Uzun bir tarihi geçmiþe sahip olan bölgede kurulan Aladinek þehrini eskiden Babuk Þah adý verilen aðalar ve paþalar yönetilirmiþ. Fakat Paþa (Babuk Þah) þehirde deðil, Aladinek þehrinin güneydoðusunda, dað eteðindeki halen mevcut olan "Paþa Maðarasý"ndan yönetirmiþ.

Aladinek þehri Halep ve Þam'dan gelen kervan yolu üzerinde bulunduðundan kervanlarýn konaklama yeriymiþ.

Geçmiþte meydana gelen depremde  taþ üstünde taþ kalmamýþ, sað kurtulanlar -saðlam zeminli diye- köyün kuzeyindeki daðýn eteðine (Haraba mevkii) yerleþmiþlerdir. Tarlalarýnýn uzak olmasý ve su sýkýntýsý nedeniyle tekrar eski yerlerine  dönmüþlerdir.

Av. Metin Þirikçi'nin "Maraþ" adlý kitabýnda 1503 yýlý itibariyle Maraþ Aladinek Nahiyesi'ne baðlý 25 köy ve mezradan bahsedilir.

Aladinek, Harmancýk, Karagöl-i Diðer, Belpýnar, Yýlankoz, Daðdancýk, ve Çakýrca köyleri; Ekizgöl, Armutluca, Yoðunburç, Edek, Salah, Ilýcak, Hopurcýk, Ýðde, Karasarnýç, Arab, Nurman,Toðaçyemez, Kýsacýk, Batakcýk, Eðin, Çukur, Tarla ve Karabük mezralarý.  

Eskiden büyük bir þehir iken, deprem sonucu küçücük (ufacýk) kalan þehre, bu olaydan sonra "Ufacýklý"  denilmiþtir.

Köy sakinleri deðiþik bölgelerden gelerek buraya yerleþmiþlerdir. Bir kýsmý Malatya-Doðanþehir, bir kýsmý Gaziantep Araban ve Aðcaburç, diðer bir kýsmý da  Besni, Turunçlu'dan gelerek yerleþmiþtir.

Köyün geçimi tarým ve hayvancýlýða dayanmaktadýr. Tarýmda Antep fýstýðý yetiþtiriciliði baþta olmak üzere kurum tarým ürünleri yetiþtirilir. Yetiþtirilen ürünler arasýnda; sarýmsak, kavun, buðday, arpa, nohut, mercimek, burçak ekini (küþne) sayýlabilir. 

Köyde ilköðretim okulu ve saðlýk ocaðý bulunmaktadýr.

Köyün sýnýrlarý içerisinde gezilip görülmeye deðer tarihi mekanlar vardýr. Bunlardan Yýlanlý Maðara, Paþa Maðarasý, Kara Maðarasý, Üçgöz  Maðarasý, Mal Höyüðü ve Gaklýk dikkat çeken yerlerdir. Ayrýca bölgede tarihi özelliði olan su sarnýçlarýna da sýkça rastlanmaktadýr.    

Köyde Halk Bilimi açýsýndan önemli sayýlabilecek, aðýzdan aðýza dolaþan halk hikayeleri de vardýr. Söylentiye göre; Sürmeli adýnda bir genç, Telli Senem isimli bir genç kýza aþýk olur. Sürmeli, babasý ile defalarca dünür gitmelerine raðmen, ailesi Telli Senemi vermez. Bunun üzerine Sürmeli baþýný alýp köyden gider. Kardeþleri arkasýndan gitseler de bulamazlar. Bu olaydan sonra Sürmeli'nin kardeþleri kýzýn babasýna giderek yalvara yakara kýzý vermeye razý ederler. Sürmeli'yi bir þehirde bulan kardeþleri: "Gel, kýzýn ve babasýnýn gönlünü ettik, eve dön, seni everelim!" derler.

 Sürmeli :

Gitmem gardaþ yurdunuz þen ola 
Bastýðýn topraklar teberruk ola
Öylesi memlekette düþmanýn varsa
Sýlada bir, gurbet el de bir bana

Kardeþi:

Gardaþ acý söyleme
Telli Senem'i candan eyleme
Kalk gardaþ gidek sýlaya doðru
Þu yaþta ahireti boylama

Elin kýzý eve geldi, duruyo.
Anam babam senin için aglýyo
Telli Senem karalarý baðlýyo
Kalk gardaþ gidek sýlaya doðru

Sürmeli:

Gitmem gardaþ o sýlanýn düzüne
Huri kýzý olsa bakmam yüzüne
Yalnýz selam söyle elin kýzýna
Sýlada bir, gurbet el de bir bana

Kardeþi:

Kalk gardaþ gidek daðlar baþýndan
Av edek kekliðinden kuþundan
Gökçe Maðara'dan pýnarbaþýndan
Kalk gardaþ gidek sýlaya doðru

Sürmeli:

Kardaþ oralarda daðlarým mý var
Güllü mor sümbüllü baðlarým mý var
Bana kardeþ  diyen aðalarým mý var
Sýlada bir, gurbet el de bir bana

ULUBAHÇE  

Köy, Ýlçenin 8 km doðusundadýr. Gölbaþý-Adýyaman yolu üzerinde olup, küçük bir tepe üzerine kurulmuþtur. Nüfusu 800 civarýndadýr. Köyde bir ilköðretim okulu, bir cami ve birde saðlýk evi bulunmaktadýr. Köyde evlere içme suyu çekilmiþ olup, köy yollarý köyün içine kadar asfalttýr. Köyün elektrik ve telefon sorunu bulunmamaktadýr.

Köyün ilk yerleþim yeri, þu anki köyün güneyinde bulunan Haraba tepesidir. Önceleri Haraba Köyü diye anýlýrdý. Daha sonra þehir merkezine yakýn olmak için þu anki yerleþim yerine inilmiþtir. Köy buraya yerleþince yeni adý "Baðdýn-ý Kebir" olarak deðiþtirilmiþtir. Günümüzde ise  bu isimden de vazgeçilerek Ulubahçe adý verilmiþtir.

Köy, çiftçilik ve  hayvancýlýkla geçimini saðlamaktadýr. En çok yetiþtirilen ürünler: pamuk, buðday, arpa, nohut... Az da olsa bahçecilik de yapýlýr. Hayvancýlýk ise fazla geliþmemiþtir. Herkes kendi ihtiyacýný karþýlayacak kadar hayvan beslemektedir.

YARBAÞI  

Köy; ilçenin batýsýnda ilçeye 14 km uzaklýkta olup, yerleþim yeri Beruþ tepesidir. Yarbaþý, yaklaþýk 150 yýl kadar önce aþýrý sivrisinek nedeniyle Çaðlayancerit-Göynük Köyü'nden þimdiki yerlerine yerleþerek bir daha geri dönmemiþlerdir. Köy, 1950 yýlýna kadar Söðütlü Muhtarlýðý'na baðlý iken bu tarihten itibaren müstakil  köy olmuþtur.

Köyün geçim kaynaðý tarým ve hayvancýlýða dayanýr. Bazý aileler de Narlý Ovasý'nda tarla kiralamak suretiyle pamuk, buðday, þeker pancarý ve mýsýr ekimi yapmaktadýrlar.

Çevresinin ormanlýk olmasý ve Kartalkaya Barajý'nýn köy sýnýrlarý içerisinde olmasý köye doðal bir güzellik katmaktadýr. 

YÝÐÝTLER  

Pazarcýk'a 20 km, Narlýya 16 km, Gaziantep'e 35 km uzaklýkta bir kavþak noktasýdýr. Köyün kuzeyinden Pazarcýk yolu, güneyinden Gaziantep yolu, batýsýndan tarihi Halep yolu (Ýpek Yolu)  geçmektedir.

Köyün eski ismi "Tabya"  (askeri kýþla) olup, Mýsýr Valisi Mehmet Ali Paþa'nýn oðlu Ýbrahim Paþa'nýn 5 tane tabyasý bulunmaktadýr:

1.           Tabya

2.           Ekmekçi

3.           Aktabya

4.           Karatabya

5.           Kýrmýzýtabya) 

Tabyalar eski þekli ile aynen yaþamaktadýr. Ayrýca köy civarýnda da süvari birliklerinin kýþlasý bulunmaktadýr. Bu tabyalarýn amacý, Orta Asya'dan gelen tarihi Halep yolunu kontrol altýna almak ve burdan geçen kervanlardan vergi almak ve kervanlarýn güvenliðini saðlamaktý. Köyün güneybatýsýnda 600 metre ileride Ýbrahim Paþa'nýn fýrýný bulunmaktadýr.

      Köy halkýnýn 23 Mart 1971'de yapýlan tren soygununda göstermiþ olduklarý baþarýdan dolayý köye "Yiðitler" adý verilmiþtir.

      Tarih boyunca jeopolitik konumundan dolayý bir geçiþ yeri olmuþtur.

       Köyün geçim kaynaðý  ufak çaplý tarým, büyük ve küçükbaþ hayvancýlýktýr.

     Ýbrahim Paþa'nýn ordusunun burada kaldýðý zamanlarda yörede oturan bir nine, süvari birliðinin inþaatýnýn yanýndan geçerken askerlerden biri: "Nine, gel buraya!" diyor.

Paþaya götürdüðü yoðurtlardan bir tanesini alýp içiyor. Nine parasýný istediði zaman: "Ben Ýbrahim Paþa'nýn askeriyim, o versin." diyor. Nine doðru Ýbrahim Paþa'nýn konaðýna gidiyor. Olayý anlatýyor. Ýbrahim Paþa sert þekilde " Benim askerim bunu yapmaz." dediyse de kadýn davasýndan vazgeçmiyor.

Ýbrahim Paþa: " Ben askeri toplasam, yoðurdunu içen askeri tanýr mýsýn? " demiþ. Nine askeri göstermiþ. Ýbrahim Paþa: " Ben bu askeri öldürürüm, karnýný da yararým, eðer karnýndan yoðurt çýkmazsa o zaman bilesin ki senin baþýný da keserim." demiþ. Askerin kafasýný vurdurmuþ. Karnýný kýlýçla yardýrmýþ.

Ninenin dediði gibi askerin karnýndan yoðurt çýkmýþ. Bunun üzerine Ýbrahim Paþa kýzarak ninenin parasýný vermiþ. " Nine sen çok zalim bir insanmýþsýn.  Bir daha bana yoðurt getirme, buralara da uðrama!" demiþ.

YOLBOYU  

Pazarcýk-Narlý yolunun  8. km'sinde kurulmuþtur.

Köy, 150-160 sene önce "Kanlama" bölgesinde kurulmuþ olup, daha sonra salgýn hastalýklar nedeniyle bu bölgeden göç etmek zorunda kalmýþlardýr.

Köyün geçim kaynaðý çiftçiliktir. Pamuk, biber ve þeker pancarý baþta olmak üzere buðday, arpa gibi tahýl ürünleri de yetiþtirilmektedir. Köy ismini Kahramanmaraþ-Adýyaman-Malatya yolu üzerinde bulunmasýndan dolayý almýþtýr. Bu nedenle ulaþým gayet kolaydýr.

 YUKARI HÖCÜKLÜ  

Kesin kuruluþ tarihi bilinmemekle beraber, 120-130 yýl kadar önce parça parça kurulmaya baþlamýþtýr. Kurulduðu yýllarda ormanlýk bir bölge olmasý nedeniyle daha çok kanun kaçaklarýnýn sýðýndýðý bir bölge iken zamanla buralar yerleþim yeri haline gelmiþtir

Yukarý Höcüklü'nün : Gölobasý , Kýrkpýnar, Aþaðýçelikler, Yukarýçelikler ve Çatallar Obasý olmak üzere beþ obasý vardýr.

Köy halký obalarýyla birlikte genel olarak fakir durumdadýr. Köyün genel geçim kaynaðý hayvancýlýktýr. Tarým ile de uðraþýlmakla beraber, köyde su olmadýðýndan, suya az ihtiyaç duyulan ürünler (arpa, buðday... vb.) yetiþtirilmektedir. Arazilerin çoðunun taþlýk olmasý nedeniyle tarým çok zor ve ilkel þartlarda yapýlmaktadýr. Tarým tümüyle yaðýþa baðlýdýr. Yaðýþýn az olduðu yýllarda, tarýmdan fazla bir gelir elde edilememektedir. Bu durum hayvancýlýðý da sekteye uðratmaktadýr.

Ekonomik yetersizlikler nedeniyle yýlýn belli mevsimlerinde halkýn geneli Pazarcýk, Kahramanmaraþ, Adana, ve Ceyhan gibi yerlere tarým sektöründe çalýþmak üzere göç etmektedir.

YUKARIMÜLK

Doðusunda Aþaðýmülk, kuzeyinde Tilkiler, güneybatýsýnda Turunçlu, batýsýnda Ganidaðý Ketiler köyleri bulunmaktadýr.

Köy, yaklaþýk olarak 150 yýl önce Aþaðýmülk Köyü'nden birkaç ailenin bu yöreye yerleþmesiyle kurulmuþtur. Daha sonra yakýn çevre köylerden ve deðiþik yörelerden çeþitli vesilelerle yerleþen aileler olmuþtur. Aþaðýmülk'e olan konumu nedeniyle  köye ''Yukarýmülk '' ismini vermiþlerdir.

Ganidaðý eteklerinde kurulmuþ, köyün güneybatý uzantýsýnda, halkýn tarýmla uðraþtýðý küçük bir ovasý vardýr. Köyün görüntüsü bir dað köyü özelliði taþýmaktadýr.

Toprak, tarýma pek elveriþli deðildir. Tarým alanlarýnýn %90'ý susuzdur. Bunun dýþýnda tarým alanlarýnýn küçük olmasý ve topraðýn aþýrý taþlý olmasý tarýmsal faaliyetleri olumsuz etkilemektedir.

 Köyün topraðýnýn uç sýnýrlarýnda Karapýnar mevkiinde küçük bir çay vardýr. Bunun üzerindeki çukurluklarda çok küçük göletler meydana gelmiþtir. Tarýmsal alanýn sulanmasýnda kullanýlan bu göller: Kýzlar, Sazlýk ve Çamurlu göletlerdir.

Evlerin tamamý iki katlý olup, alt bölümleri hayvan barýnaðý olarak kullanýlmaktadýr. Üst katlarý ise ev olarak kullanýlýr. Genelde iki odalýdýr. Tuvaletler ise ev dýþýnda veya foseptiktir.

Aile yapýsý; baba, anne, evli erkek çocuklar ve büyüklerden meydana gelen geniþ aile tipidir. Tek bütçe ile geçinmektedirler. Köyde hane baþýna ortalama nüfus 6 ile 7'dir.

 Köyün nüfusu son genel nüfus sayýmýna göre 750 civarýndadýr. Köy nüfusunun büyük çoðunluðu orta yaþ ve yukarýsý ile çocuklardan oluþmaktadýr. Nüfusun artmasý, geçim sýkýntýsý, tarýmsal alanlarýn da yetersizliði gençleri göçe sevk etmektedir.

Köy halkýnýn sosyal yaþantýsýnda, genellikle Gaziantep yöresine ait "Barak" geleneði ile Ýslam kültürünün etkileri görülmektedir. Düðünlerde davul ve zurna ile halay çekme geleneði vardýr. Yörede Barak türküleri söylenir.

 

 
 
 
Copyright © 2008 T.C.Pazarcýk Kaymakamlýðý tarafýndan tüm haklarý saklýdýr.
www.pazarcik.gov.tr