HALK ÇALGILARI-OYUNLARI
HALK ÇALGILARI
Kültürel zenginliðimizin önemli ürünleri olan halk çalgýlarý bu zenginliðin bir göstergesidir.
Anadolu insaný türkülerle doðar, türkülerle yaþar. Acýlarýný, üzüntülerini, sevinçlerini, heyecanlarýný, kahramanlýklarýný hep türkülerle dile getirir. Delikanlýlar genç kýzlara olan tutkularýný türkülerle ifade eder. Gurbette yaþayanlara özlemler türkülerle anlatýlýr. Ölen insanýn ardýndan duyulan acý türkülerde kendini gösterir. Türküler çalgýlarla dile getirildiðinde daha bir güzelleþir.
Pazarcýk yöresinde kullanýlan çalgýlar:
Zurna : Düðünlerin, niþanlarýn, eðlencelerin vazgeçilmez çalgýsýdýr. Þimþirden yapýlýr. Ucuna ince kamýþtan yapýlmýþ sipsi takýlýr. Zurnaya ötme özelliðini bu sipsi verir. Zurnayla bütün türkülerin ritmine ayak uydurulur. Zurnanýn sesi oldukça gürdür. Zurna sesinin gelmesi orada düðün, niþan gibi eðlence olduðunu gösterir.
Davul : Söðütten yapýlan kalýnca bir kasnaðýn iki yüzüne keçi derisi geçirilerek yapýlýr. Bu deriler kasnaðýn etrafýna takýlan deri sýrýmlarla iyice gerilir. Davul çomak ve çubuk adý verilen araçlarla çalýnýr. Çomaðýn ucu topuzludur. Çomak özel bir aðaçtan yapýlýr.
Yörede davul çalana davulcu, zurna çalana zurnacý denir. Davulcu ve zurnacýlar sadece çalmayla kalmayýp zaman zaman oyuna da eþlik ederler.
Kaval : Yörede en çok kullanýlan çalgýlardan birisidir. Erik, ardýç, söðüt gibi aðaçlardan yapýlýr. Genellikle çobanlar kaval çalar. Kaval, yanýk sesiyle zevkle herkese kendini dinletir.
Baðlama : Sadece yörenin deðil, tüm Anadolu'nun vazgeçilmez çalgýsý olan baðlama, daha çok saz olarak bilinir. Gövdesi dut veya ceviz aðaçlarýndan; kolu ise ardýç veya erik aðaçlarýndan yapýlýr. Telli bir çalgýdýr. Yörede baðlama yapýmýnda usta olmadýðýndan baðlama daha çok çevre illerden temin edilir.
HALK OYUNLARI :
Pazarcýk ilçesi Osmanlý Dönemi'nden 1942 yýlýna kadar Gaziantep'e baðlý iken, 1942' den sonra Kahramanmaraþ'a baðlanmýþtýr. Bu nedenle folklorik yapýsýnda Gaziantep ve Adýyaman esintileri hakim olmakla beraber kendine has folklorik özellikleri de taþýr.
Yörede oynanan halk oyunlarý: tura, simsim (eski köy düðünlerinde), aþey (aþive).
Merik: Yine Pazarcýk'a has sözlü halay oyunudur. Merik aslýnda bir aðýt türküsüdür. Fakat bazý çevreler bu türkünün aslýný saptýrarak oynak- kýrýk havaya dönüþtürmüþlerdir. Türkü, aslýna uygun olarak ilk defa 1981 yýlýnda Mustafa Kýlýçlý tarafýndan figürleþtirilerek halk oyunlarý ekiplerinde aðýt oyunu olarak oynatýlmýþtýr.
Hadedi, , Kýrýkhan, Demirci, Çamur Dökerek Sallama, Maraþ Üçayaðý, Meryem, Dokuzlu, Fatmalý, Mendil Oyunu, Konser, Solak Ýlçede oynanan diðer oyunlardýr.
YÖREDE OYNANAN EÐLENCELÝK OYUNLAR
Çifler (Yüzük oyunu) : Altýþar kiþilik iki grup halinde, sini içerisine dizilen 7 adet pelit çubuðu içerisinde birisine kömür parçasý ile oynanan ( kýþ eðlenceleri ) oyunlarýdýr.
Mello: Çelik- çomak oyunu
Kiþkit oyunu : Çocuk oyunu, meþe sopalarla oynanan oyun.
Taþ misket: Gülle. Eskiden özellikle uzun kýþ aylarýnda oynanan bir oyundur. Erkekler arasýnda oynanýrdý. Oyunun baþlýca aracý, adýna gülle denilen, taþtan yapýlma miskettir. Bu gülleyi yapmak bir sanat iþiydi. Önce uygun bir taþ bulunur, sonra bu taþ bir demir parçasýyla iyice yontularak yuvarlak hale getirilirdi. Yuvarlak hale getirilen bu taþ, zýmparayla iyice düzlenerek oynamaya hazýr duruma getirilirdi.
Oyunun birtakým kurallarý vardý. Oyun baþlamadan önce dönemin en yüksek madeni parasý belirli aralýklarla yere dikilirdi. Daha sonra "evelim" diyen elindeki gülleyle en önce atma hakkýna sahip olurdu. Oyunun oyuncu kadrosu hakkýnda bir sýnýrlama olmazdý. Oyunda "kavalým" diyen en sona atar, "kaveloyum" diyen ise sondan bir önce güllesini atardý. Sýralama bu sözlere göre yapýlýrdý. Kavalým deyip de en sona atan kiþi eðer yere dikilen madeni paralardan bir tanesini vurduðu zaman atmasýna devam ederdi. Böylece bir avantaj elde etmiþ olurdu. Bu oyun sýrasýnda atýcý, güllesini atmadan önce atacaðý yeri iyice ayaðý ile düzler, atýþ psikolojisinin bozulmasýný engellerdi. Ýyi atýcý, oynamaya baþladýðý zaman bütün enekleri (yere dikili madeni paralar) toplardý. Herhangi birisinin güllesini vurduðu zaman, güllesi vurulan oyundan çýkardý.
Taþ kýzdýrmaç: Eskiden televizyon gibi araçlarýn olmamasýndan dolayý akþamlarý gençler bir araya toplanarak çeþitli oyunlar oynarlardý. Taþ kýzdýrmaç da bu oyunlardan birisidir. Gençler önce ortaya bir ateþ yakar, sonra bu ateþte yuvarlak, beyaz bir taþ ýsýtýrlardý. Taþ ýsýtýldýktan sonra 8-10 kiþi yan yana saf tutarak dizilirlerdi. Ortada duran kiþi taþý olabildiðince uzaða atarak oyunu baþlatýrdý. Daha sonra dizili olan bu gençler etrafa daðýlarak taþý aramaya baþlarlardý. Taþý bulan kiþi en yakýnýnda kimi yakalarsa oyunun baþlangýç yerine kadar onun sýrtýna binerdi..
Kýygo: Uzun kýþ aylarýnýn vazgeçilmez oyunlarýndan birisidir. Bu oyunun en önemli kuralý, bir kiþinin gözünün iyice baðlanarak ebe yapýlmasýdýr. Gözü baðlý ebeye oyunun diðer oyuncularýndan bir tanesi sert bir þekilde vurur ve ebeden kendisine vuran kiþinin kim olduðunu sorardý. Ebe vuran kiþiyi bilirse, ismi ebe tarafýndan söylenen bu kiþi ebe olurdu. Bilemezse bilene kadar oyun bu þekilde devam ederdi.
Lölük (Lüle ): Bir yassý taþ üzerine dikilen yuvarlak taþýn etrafýnda bir kiþi ebe olurdu. Oyunun diðer oyuncularý belli bir mesafeye çizilen çizginin gerisinden, dikilen bu taþý vurmak için elindeki taþý atardý. Eðer bu taþý vurursa, ebe tekrar küçük yuvarlak taþý yerine dikmek zorundaydý. Ebe taþý dikmeye çalýþýrken, taþý vuran oyuncu da attýðý taþýný tekrar alarak oyun çizgisine ulaþmaya çalýþýrdý. Eðer bu iþi yapamazsa, yani ebe taþý dikerek, kendisini çizgiye varmadan yakalarsa ebelikten kurtulurdu ve yakalanan kiþi ebe olurdu.
Taþ Dikme (Kürt Kalesi): Eþit sayýda iki grup arasýnda oynanan bir oyundur. Yaklaþýk 50-60 m arayla iki tarafa üçer tane taþ dikilir. Her oyuncu grubu kalesini seçerek, kalesinin tarafýna geçerdi. Sýrasýyla karþý tarafýn kalesine taþ atmaya baþlarlardý. Üç taþtan birsini yýkan oyuncu bir taþ daha atma hakkýna sahip olurdu. Eðer herhangi bir taþý yýkamazlarsa taþ atma sýrasý karþý tarafa geçerdi. Bütün taþlarý deviren grup kale deðiþtirmek için karþý takýmýn oyuncularýný kendi taraflarýna çaðýrýrdý. Herkes seçtiði bir kiþinin sýrtýna binerek karþýya, yani yeni oyun tarafýna geçerdi. Bu oyunun diðer bir kuralý ise, takým oyuncularýndan birisi taþlardan bir tanesini yýktýðýnda, ayný takýmdan bir baþka oyuncu bütün taþlar yýkýlmadan yýkýlan bir taþý vurduðu zaman o taþ tekrar dikilirdi. Yani hiç yýkýlmamýþ hükmüne geçerdi. Oyunculardan biri bir taþla iki taþý birden devirdiðinde, rakip oyuncu "ikilik" dediði zaman taþ tekrar dikilirdi. Eðer taþý deviren kiþi, ikilik dediði zaman üç taþ fazla atma hakkýna sahip olurdu. Bu durumda taraflardan birisinin öncelikle ikilik kelimesini kullanmasý gerekirdi. Oyunun en zevkli tarafý ise yenen takýmýn, yenilen takýmýn sýrtýna binmesiydi.
Çelik: Yörede en fazla oynanan oyunlardan birisidir. Çok çeþitleri olmakla beraber en çok oynanan þekli þudur: Topraða, yaklaþýk 10 cm çapýnda, 7-8 cm derinliðinde çukur açýlýrdý. Oyunun araçlarý ise yaklaþýk 40-50 cm'lik ve 15-20 cm'lik iki tane sopa idi. Ýki kiþilik bir oyundur. Oyuna baþlamadan önce "daraklama" denilen yöntemle, yani büyük sopanýn üzerinde küçük sopayý saydýrmakla, oyuna önce kimin baþlayacaðý belirlenirdi. Çok saydýran oyuna önce baþlama hakkýný elde ederdi. Oyuna baþlayacak oyuncu, açýlan çukurun üzerine çapraz olarak küçük sopayý yatýrýr ve büyük sopayý çukurun içine daldýrýp bütün gücüyle küçük sopayý ileri doðru fýrlatýrdý. Diðer oyuncu ise küçük sopanýn tahmini düþebileceði bir yerde beklerdi. Eðer küçük sopayý yere düþmeden tutarsa, oyun kendisine geçerdi. Tutamazsa düþtüðü yerden, çukura çapraz yatýrýlmýþ büyük sopayý vurmak için küçük sopayý atardý. Büyük sopayý vurursa oyun yine kendisine geçerdi. Vuramazsa küçük sopanýn düþtüðü yerden, diðer oyuncu büyük sopayý alarak yerdeki küçük sopayý havaya doðru kaldýrarak büyük sopayla üç defa vururdu. Küçük sopanýn düþtüðü yerden çukura kadar büyük sopayla ölçerdi. Kaç boy gelmiþse, o kadar sayý almýþ olurdu. Sayma iþi bittikten sonra tekrar daraklama denilen yöntemle üzerine sayý eklenirdi. Oyun bu þekilde devam eder, en çok sayýyý alan oyuncu oyunu kazanýrdý. |